(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacının ihbar, kıdem tazminatı ile fazla çalışma alacağının ödetilmesi davalı ve karşı davacının ise ihbar ve maddi tazminatların ödetilmesi isteğiyle açtıkları davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle asıl davada gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve karşı davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.6.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Av. M. U. K. ile karşı taraf adına Av. N. T. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı işçi davalı kooperatifte büro elemanı olarak çalışırken 21.12.1998 tarihinde davalı işverence sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı ise davacının yaklaşan kooperatif seçimlerinde başkanlığa aday olması sebebiyle işyerinden ayrıldığını ve 16.12.1998 tarihinden itibaren işyerine gelmediğini savunmuş, bu konuda tutulan tutanağı dosyaya sunmuştur. Mahkemece her bir devamsızlık gününde tutanak tutulmaması ve davacının tazminat haklarını ortadan kaldıracak şekilde ayrılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Dosyaya sunulan 23.12.1998 tarihli tutanakta davacının, 16.12.1998 tarihinden itibaren işyerine gelmediği yazılı olup, bu tutanak çok sayıda çalışan tarafından imzalanmıştır. Duruşmada dinlenen davalı tanıkları da sözkonusu tutanağın ve devamsızlık olgusunu gün ve tarih belirtmek suretiyle doğrulamışlardır. Diğer taraftan davacı tanığı olarak dinlenen şahıs ise devamsızlıkla ilgili bir anlatımda bulunmamış, duyuma dayalı bilgilerini açıklamakla yetinmiştir.
Bu maddi ve hukuki olgulara göre davacının 16.12.1998 - 23.12.1998 tarihleri arasında devamsızlıkta bulunduğu, bu günlere ait geçerli bir mazeret de ileri sürülmediği anlaşılmakta olup, bu durumda ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamaz. Mahkemece her iki tazminat isteklerinin reddi gerekirken kabule karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy