(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 161)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, satış pirimi alacağı, transfer tazminatı, sözleşmenin 9. maddesinden doğan tazminat ile araç alacağından doğan tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: l. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi davalı işveren yanında önce 1.1.1999 başlangıç tarihi itibariyle suresiz hizmet akdi ile çalışmaya başlamıştır. Daha sonra taraflar arasında 12.8.1999 tarihinde üç yıllık süreli iş akdi yapılmıştır. Ancak bu sözleşme 7.4.2000 tarihinde davalı işveren tarafından fesh edilmiştir. Bu arada hizmet akdinin başlangıç tarihinin 1.1.1999 olarak kabul edilmesi gerekir. Böyle olunca davacının hizmet süresi bir yılı aştığından kıdem tazminatına hak kazanır.
3- Hizmet sözleşmesinin 9. maddesinde 3 yıllık sürenin bitmesinden önce haklı bir neden olmaksızın işverence sözleşmenin tek taraflı olarak feshi halinde fesih tarihinde geriye doğru pazarlama müdürü olan davacıya sağlanmış olan tüm ücret, ikramiye, prim, kar payı vs. alacaklarının aylık ortalamaları baz alınmak suretiyle hesaplanacak, aylık ortalama gelir, sözleşmenin kendiliğinden sona erme tarihi olan 12.8.2002 tarihine kadar olan ay sayısı ile çarpılacak ve çıkacak toplam miktar kıdem tazminatından ayrı olarak ödenmesi öngörülmüştür.
Söz konusu sözleşme kuralı niteliği itibarı ile cezai şarttır. O halde Borçlar Kanunu'nun 161/ son maddesi göz önünde tutulmak suretiyle hüküm kurulmalıdır.
4- Davacı istekleri arasında bulunan satış primini yargılamasına 2.2.2001 tarihli dilekçesi ile müracaata bırakmıştır. Buna rağmen söz edilen isteğin reddi hatalıdır.
5- Davalı davacı tarafından tebliğ ettirilen 10.4.2000 tarihli ihtarname ile temerrüde düşürülmüştür. Buna rağmen hüküm altına alınan alacaklar için dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy