(1475 S. K. m. 13, 14, 28, 49)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, izin ücreti ile elbise parası alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı hizmet akdinin haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacı işçinin İşveren temsilcisi Belediye Başkanı hakkında asılsız isnatlarda bulunduğu feshin bu nedenle haklı olduğu gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminat istekleri reddedilmiştir.
Davacının üye olduğu sendika ile davalı işveren arasında imzalanan ve yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinin 61. maddesindeki disiplin hükümleri incelendiğinde 8. bentte ceza cetvelinde sayılan fiillere ceza kategorisindeki cezaların sırası ile uygulanacağı öngörülmüştür. Toplu İş sözleşmesinin Ceza cetvelinin B/a ve b bentlerinde de amirlere çalışma arkadaşlarına ve mahiyetine karşı küfür hakaret ile fiili saldırıda bulunmak eylemlerine öncelikle gündelik kesme cezası öngörülmüştür. Bu düzenlemeler karşısında davacı işçiye eylemi nedeniyle öncelikle gündelik kesme cezası verilmesi gerekirken, hizmet akdinin feshine karar verilmesi doğru değildir. Bu hukuksal olguya göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin kabulü gerekir. Yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy