(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı işçi 1986 tarihinde işe girmiş 31.3.1994 tarihinde aradaki ilişki bozularak o tarihe kadar ki ihbar ve kıdem tazminatı kendisine ödenmiştir. Sonra tekrar iş yerine giriş yapmış ve 31.12.1995 tarihinde yine ihbar ve kıdem tazminatı ödenerek iş yerinden ayrılmıtır. Daha sonra tekrar girmiş ancak 17.6.1997 tarihinde bu kez sadece kıdem tazminatı ödenmiştir. Son defa 2.7.1997 tarihinde işe girmiş ve 9.7.1999 tarihinde haklı bir neden olmadan işine son verilmiştir. Gerçekten kooperatifin eski yönetiminin yetkisinin devam ettiği bir sürede davacıya izin verilmiş olup devamsızlığı söz konusu değildir.
Mahkemece 1986 yılından itibaren geçen tüm hizmetler dikkate alınarak kıdem tazminatı hesabı yapılmış ancak daha önce ödenen miktarlar faizi ile birlikte mahsup edilmiştir. Belirtmek gerekir ki 31.3.1994 ve 31.12.1995 tarihlerinde davacıya kıdem tazminatı ile birlikte ihbar tazminatının ödenmiş olması ortada gerçek bir fesih işlemi olduğunu gösterir. Bu bakımdan bundan önceki süreler tazminata dahil edilemez. 17.6.1997 tarihinde sadece kıdem tazminatı ödenmiş ise de bu tarihteki fesihten itibaren 15 günlük bir süre geçtikten sonra tekrar iş yerine girmiştir. Bu da göstermektedir ki ortada girdi-çıktı yapılmak suretiyle gerçekleştirilen bir durum değil gerçek bir fesih sözkonusudur. Bu dönem de kıdem tazminatı hesabında gözönünde tutulmamalıdır. Böyle olunca sadece 2.7.1997 - 8.7.1999 arasında geçen süreye göre kıdem tazminatı hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy