(1475 S. K. m. 13)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, prim ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işyerinde çalışırken, işveren şirket bir başka ortağın alınması ile ilgili yazılı bir hizmet sözleşmesini kendisine imzalattırmak istediğini, imzalamayınca da işine son verildiğini iddia ederek kötü niyet tazminatı da istemiştir. Mahkemece istekler hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, dosyaya ibraz edilen söz konusu taslak sözleşme metninde işçi aleyhine eskisinden farklı bir düzenlemeye yer verilmiş olmadığı görülebilmektedir. Bir maddesinde sözleşmenin ancak işveren tarafından sona erdirilebileceği ve davacı işçinin kalan süre için ücret ya da tazminat talebinde bulunamayacağı öngörülmüş ise de, buradan hareketle davacı aleyhine yeni hükümler getirildiği görüşü benimsenemez. Gerçekten böyle bir koşul esasen geçersizdir. Ancak sözleşmenin süresinin belli olup olmadığı da anlaşılamamaktadır. Bu konuda kesin bir sonuca varabilmek için önceki ve sonraki sözleşmenin mahkemece değerlendirmeye tabi tutularak sonraki sözleşmede ne gibi yeni hükümler öngörüldüğü, bunların davacının aleyhine olup olmadığı tespit edilerek kötü niyet unsurları geliştiği takdirde şimdiki gibi bu tazminat hüküm altına alınmalı, aleyhe bir durum söz konusu olmadığı takdirde ise, kötü niyet yerine ihbar tazminatının kabulü ile yetinilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy