(1475 S. K. m. 17, 23)
Dava: Davacı, uğranılan kurum zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı Anonim Şirkete ait işyerinde işletme müdürü olarak çalıştığı dönemde davacının yapılan işler ve kullanılan malzemeler dolayısıyla işvereni zarara uğrattığı ileri sürülerek tazminat isteğinde bulunulmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda Ağır Ceza Mahkemesinde görülüp sonuçlanan kamu davası ile ilgili kesin beraat hükmüne dayanılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Gerek bu dosyanın gerek Ağır Ceza Mahkemesi dosyasının incelenmesinden anılan işler bakımından sahte faturalar kullanıldığı konusunda bir tereddüt yoktur. Ancak bunlardan dolayı işverenin bir zararının meydana gelip gelmediği ve bu zararın oluşumunda davalı işçinin herhangi bir kusurunun bulunup bulunmadığı konuları üzerinde durulmuş değildir. Daha az iş yapılıp daha fazla yapıldığı faturalarda gösterilmişse davacının bir zararının doğduğu kabul edilmelidir.
Aynı husus alınan malzemeler bakımından da geçerlidir. Davalı işletme müdürü iken kendi denetiminde olan kişiler tarafından yapılmış olan bu tür davranışlardan ne derece bu kontrol görevini yerine getirdiği titizlikle araştırılmalıdır. Bu konuda kendisinin de doğrudan doğruya katıldığı eylemler varsa, bunlar üzerinde de durulmalı böylece olayda kusurlu olup olmadığı ve kusur oranı ortaya çıkartılmalıdır. Bu tür incelemenin uzmanlık işi olduğu açık olduğuna göre üç kişilik bir bilirkişi aracılığıyla inceleme ve araştırma yaptırılarak düzenlenecek rapor da bir değerlendirmeye tabi tutulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.05.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy