(2821 S. K. m. 12/2, 53) (743 S. K. m. 376, 402)
Dava: ...... Valiliği ile ...... Sendikası aralarındaki dava hakkında Malatya İş Mahkemesinden verilen 22.02.2001 günlü ve 73-36 sayılı hüküm davalı sendikaca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı İşveren sendikası 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 12. maddesinin 2. fıkrasında yollama yapıldığı şekilde tüzüğündeki üç aylık süre içinde genel kurulun toplanmadığı için ilgili valilikçe kendisine yapılan ihtardaki üç aylık süre içinde yeni toplantı yapılmadığından valilikçe sendikanın feshine karar verilmesi isteği ile dava açılmış ve mahkemece de istek gibi hüküm kurulmuştur.
Dosya içindeki bilgilere göre davalı sendika 30.06.1996 tarihinde genel kurulunu toplamış, 18.1.2000'de Valilikçe, Tüzüğünde öngörülen 3 yıllık süre geçtiği halde genel kurul toplanmadığı için kendisine ihtarda bulunulmuştur. İhtarnamede verilen 3 aylık süre geçirildikten sonra yine toplantı yapılmaması üzerine bu kez sendikanın feshi isteği ile bu dava açılmıştır. Davanın açılmasından bir gün sonra yani 24.05.2000 tarihinde genel kurul toplanmış ve yeni yönetim seçimle işbaşına geçmiştir.
Sendikalar Kanununun 12/2 maddesinde Olağan Genel Kurulun 4 yılda bir toplanacağı öngörülmekle birlikte, tüzüklerde daha kısa bir süreninde kabul edilebileceği kuralına yer verilmiştir. Bu düzenleme uyarınca davalı işveren sendikasının toplanma süresi 3 yıl olarak tüzüğünde kabul edilmiştir. Bu süre geçilmesine rağmen sendika genel kurulu toplanmadığı için anılan 12. maddeye aykırılık oluşmuştur. Bu 12. maddenin yaptırımı aynı Kanunun "yönetim kuruluna işten el çektirme" başlıklı 5. maddede gösterilmiş olup buna göre yönetim kurulunun işten elçektirilmesi kabul edilmiştir. Mahkemece 53. madde dikkate alınmaksızın işveren sendikasının feshine karar verilmesi öncelikle 53. maddeye aykırı düşer. Bu düzenleme karşısında yönetim kurulunun işten el çektirilmesiyle genel kurulun en kısa zamanda toplanmasını sağlamak amacıyla bir veya üç kayyum tayini ile yetinilmek gerekir. Ancak bu yaptırımın uygulanmasından önce 53. maddenin amacı üzerinde durulmalıdır. Kanunun maksadı, genel kurulun biran evvel yapılmasının sağlanmasıdır. Davanın açılmasından bir gün sonra davalı işveren sendikası genel kurulunun toplandığı ve yeni yönetimin de oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi yazılı şekilde istek gibi hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2001 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davalı sendika tüzüğünde genel kurulun 3 yıllık periodlar halinde toplanması öngörülmüştür.
Sendika Genel Kurulu en son 30.06.1996 tarihinde toplanmış ve aradan 3 yıllık süre geçtiği halde kurulun toplantıya çağrılmaması nedeniyle ...... Valiliği tarafından sendikanın feshine karar verilmesi isteği ile dava açılmıştır.
Sendikalar Yasasının 53. maddesine göre, aynı yasanın 12. madde hükmüne aykırı hareket eden sendika yönetim kuruluna; İş Mahkemesi tarafından başvuru üzerine el çektirileceği ve mahkeme tarafından genel kurulu toplamak ve yeni yönetim kurulu seçilinceye kadar cari işleri yürütmekle görevli olmak üzere kayyum tayin edileceği öngörülmektedir.
Genel Kurulun en geç 30.06.1999 tarihinde yapılması gerekirken 14.05.2000 tarihinde yapıldığı ve böylece yasanın 53. maddesi hükmüne aykırılık durumunun oluştuğu görülmektedir.
Bu durumda yapılan ihtara rağmen genel kurul süresi içerisinde toplantıya çağrılmadığından ve Sendika Yönetim Kurulu, Genel Kurulu toplantıya çağırıp sendikacılıkta ki demokratik işlemleri yerine getirmediğinden 30.06.1999 tarihinden itibaren yasanın 53. maddesi hükmünü yürütmeye başlamıştır. Davanın açılmasından kısa bir süre önce Genel Kurulun yapılmış olması yasanın öngördüğü amacı ortadan kaldırmaz. Bu nedenle yasa maddesine göre mahkemenin işlem yapması gerektiği düşüncesiyle bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy