(818 S. K. m. 101) (1475 S. K. m. 13, 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde, davalı tarafından temyiz edilmiş ise de duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı kıdem tazminatı talep ederken % 80 reeskont faizi talep etmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 74. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralı gereğince kıdem tazminatına fesih tarihinden en yüksek banka mevduat faizini geçmemek üzere % 80 reskont faizinin uygulanması gerekir. Davacının talebi dikkate alınmadan kıdem tazminatına en yüksek mevduat faizinin uygulanması hatalıdır.
3- Borçlar Kanununun 101. maddesi uyarınca borcun vadesi yasa ya da sözleşme ile belirlenmediği takdirde, borçlu ihtiar ile temerrüde düşürülebilir. Hüküm altına alınan ihbar tazminatında, davalı Belediye Başkanlığı daha önce temerrüde düşürülmediğine göre, dava tarihi yerine fesih tarihinden yasal faiz yürütülmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy