(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar kıdem tazminatı ile ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı işyerinde 1997 yılında beri devreci olarak çalışmakta iken 24 Ağustos günü gündüz vardiyasına geçirildiği söylenerek işe alınmadığını, 25 Ağustos gününde iş takip föylerini imzalamamış iş akdinin feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı taraf ise davacının 24.8.1999 günü çalıştığı yeri terk ederek, 1 nolu salona geçip işçilerle sigara içip sohbet ettiğini bu nedenle kendisine ihtar cezası verilmek istenildiğinde işyerini terk ederek bir daha da işyerine gelmediğini savunmuştur.
Dosyada mevcut 24.8.1999 tarihli tutanakta davacının 00/08 vardiyasında çalışmakta iken, çalışmakta olduğu makinayı kapatıp iş yerini terk edip 1 nolu salonda işletme dışında işçilerle sohbet edip sigara içtiği belirtilmiştir. 31.8.1999 tarihli tutanakta da davacının 25.8.1999 tarihinde 00/08 vardiyasında çalışması gerekirken o tarihten beri işe gelmediği belirtilmiştir. Noter kanalı ile çekilen 2.9.1999 tarihli fesih bildiriminde de davacının 24.8.1999 tarihinde iş yerini terk edip mazeretsiz işe gelmediğinden bu nedenle iş akdinin feshedildiği belirtilmiştir.
Dinlenen tüm davalı tanıkları davacının 24.8.1999 tarihinde ihtar verilmek istenildiğini, yazılı ihtarı imzalamayıp işyerini terk ettiğini, ve o günden beride işyerine gelmediğini tutulan tutanakların doğru olduğunu belirterek davalının savunmasını doğrulamışlardır.
Her ne kadar iş müfettişi raporunda; davacının iş akdinin 23.8.1999 tarihinde işverence tek taraflı olarak feshedildiği belirtilmiş ise de ; bu görüşünü somut ve yeterli belgelere dayandırmamıştır. Bu raporun aksi de yukarıda da açıklandığı gibi davalı tarafça ileri sürülen delillerle ispatlanmış olmaktadır. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları ise fesih hususunda görgüye dayalı açık bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda davacının 24 Ağustos günü işverence işe alınmayarak iş akdinin haksız feshedildiği iddiası sübut bulmamış bilakis davacının 24.8.1999 tarihinde haklı bir neden olmaksızın işyerini terk ettiği, bir daha da işyerine dönmediği ve bu nedenle iş akdinin 1475 Sayılı İş Kanununun 17/II-f maddesine göre feshedildiği anlaşılmıştır. Mahkemenin yanlış değerlendirme ile kıdem ve ihbar tazminatı hüküm altına alınması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy