(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki borçlu olmadığının tespitiyle, icra takibinin durdurulması davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.7.2001 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Av. B. T. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, davalı işverence boş olarak alındığını ileri sürdüğü senede sonradan 30.000 USD bedel yazılmak suretiyle icra takibi yapıldığını ileri sürerek, senetten dolayı borçlu olmadığının tespitiyle icra takibinin durdurulması ve lehine tazminata hükmedilmesi istekleriyle bu davayı açmıştır. Davalı ise, işyerinde genel müdür olarak çalışmış olan davacının almış olduğu iş avanslarını kapatmaması sebebiyle bu miktar kadar borcunun bulunduğunu savunmuştur. Mahkemece savunmaya değer verilerek davanın reddine dair karar verilmiştir.
Dosya içinde bulunan 24.7.1996 tarihli tutanakta görevinden ayrılan genel müdür üzerindeki cari hesaplar gösterilmiş ve 6.067.517.947 TL.nin C. B.'ya devredildiği yazılıdır. Aynı belgenin altında da yönetim kurulu başkanının imzası mevcut olup, bu hesapla ilgili olarak genel müdürün ibra edildiği ibaresine yer verilmiştir. Bu durumda anılan belgede yazılı olan miktar itibariyle davacı genel müdürün ibra edildiği, özellikle yönetim kurulu başkanının imzalı beyanından anlaşılmaktadır. Bu tespitten sonra sözkonusu ibranameye konu olan miktarın içinde senedin dayanağı olan 24.4.1996 tarihli 30.092. USD bedelli avansın yer alıp almadığı üzerinde durulmalıdır. Bu konuda davalı işverenin sunduğu "cari hesap dökümü" başlıklı belgede bu miktarın da bulunduğu ve tüm avanslar toplamının ibranamede belirtilen 6.067.517.947 TL. olduğu yazılıdır. Böyle olunca dava konusu senedin dayanağı olan 24.4.1996 tarihli avansında ibranamede yeraldığı dolayısıyla bu yönden de genel müdürün ibra edilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının dava konusu senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile diğer istekleri yönünden değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 97.500.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.7.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy