(1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde, davalılardan İ. AŞ. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi davalılardan İ. D. AŞ.'ye ait işyerindeki işin bir bölümünü üstlenen diğer davalı İ. U. tarafından sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek her ikisi hakkında ihbar, kıdem tazminatları ile yıllık izin alacağına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tanık anlatımları dikkate alınarak bilirkişi raporu doğrultusunda istekler hüküm altına alınmıştır. Bir başka anlatımla her iki davalıda müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmuşlardır.
Öncelikle belirtmek gerekir ki taşeron davalı İ. U.'ın sözleşmeyi feshettiğini gösteren yazılı bir belge mevcut değildir. Öte yandan davalı İ. U.'dan sonra aynı işi üstlenen K. ve L. firmalarında aynı işte çalıştığına dair dosya içerisinde kendisi tarafından imzalı "İşçi bildirim Formu" bulunmaktadır. Aynı doğrultuda sigorta giriş bildirgeleri de mevcuttur. Bu yazılı belgeler davacının taşeronlar değiştiği halde çalışmasını sürdürdüğünü göstermektedir. Ara yerde gerçekten bir fesih sözkonusu ise bunun açık ve kesin şekilde anlaşılabilmesi lazımdır. Çünkü böyle bir işlem bozucu yenilik doğuran hak niteliğindedir. Mahkemece sözlü ve yazılı deliller arasında ki bu çelişki giderilmeden bir tanığın anlatımına göre istekler hüküm altına alınmıştır. Oysa imzalı belgeler davacı işçiyi bağlar. Bu durumda öncelikle davacıdan çelişki hakkında diyeceklerinin ve varsa delillerinin sorulması, karşılık cevap ve delillerde sorulup toplandıktan sonra tereddütler giderilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy