(1475 S. K. m. 13, 14, 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatlarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde hizmet akti ile çalışırken, köyündeki taşınmazının ölçüm işleri nedeniyle iki saatliğine görev yerinden ayrıldığını, bu ayrılmanın gerekçe gösterilerek hizmet aktinin davalı işverence feshedildiğini, feshin haksız olduğunu belirterek 345.000.000 TL. kıdem tazminatı ile bilirkişice belirlenecek ihbar tazminatının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davalının yönetim hakkının, davalının da sadakaat ve itaat borcu bulunduğunu, izin istenilen kadastro işlemi ölçümlemesinin başka zaman yapılmasının mümkün olması ve işverenin yerine bakan kimse bulunmaması nedeniyle davacıdan kalmasını istediği, izin vermediği buna rağmen davacının görev yerini terkettiğini bu davranışın doğru olmadığını belirterek istekleri reddetmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının köydeki taşınmazının ölçümleme işi için kadastro Müdürlüğüne daha önce müracaatta bulunduğu, kendisine ölçümlemenin yapılacağı tarih ve saatin tebliğ edildiği davacının da bu durumu belirterek ölçümleme işi için işveren temsilcisinden iki saatliğine izin istediği işveren temsilcisince yerine bakacak kimse bulunmaması nedeniyle izin verilmediği, buna rağmen davacının görev yerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçinin görev yerinden ayrılmaması için yazılı bir tebliğ ve ihtar olmadığı gibi, davalı işverenin zarar gördüğüne dair bir kanıtta yoktur. Davacı işçi kendisi için zorunlu olan ölçümlere işi nedeniyle önceden işverene bildirimde bulunduğuna ve bu nedenle görev yerinden ayrıldığına göre, mazeretli olduğunun kabulü gerekir. 1475 sayılı İş Kanununun 17/II-f. maddesinde devamsızlık nedeniyle fesihte arka arkaya 2 gün işe mazeretsiz yada izinsiz gelmemenin fesih nedeni olarak sayıldığı bir durumda görev yerinden hemde haklı bir mazeret için ayrılan davacının hizmet aktinin feshi çok ağır bir yaptırımdır. Bu maddi ve hukuki olgulara göre isteklerin reddi hatalıdır. Mahkemece talepte dikkate alınarak, biirkişice belirlenen miktarlar için değerlendirmeye tabi tutulmalı ve istekler hakkında bir karar verilmelidir. Yazılı gerekçe ile isteklerin reddi isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy