(1475 S. K. m. 13, 14, 49, 58)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı işçi davalı işveren tarafından haksız şekilde işten çıkarıldığını ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatları isteğinde bulunmuştur. Mahkemece feshin haklı olduğu kabul edilerek bu istekler reddedilmiştir. Ancak belirtmek gerekir ki davacı dava dilekçesinde Bölge Çalışma Müdürlüğünün tespitinden de söz ederek düzenlenen raporun dosyaya celbini istemiştir. Bu rapor getirtilmemiş, ancak temyiz aşamasında davacı tarafından temyiz dilekçesine eklenerek dosya içerisine girmiştir. Gerek bu rapor içeriğine ve gerekse dosyadaki bilgi ve belgelere göre sözleşmenin 31.12.1998 tarihinde davalı işveren tarafından davacının ücretsiz izne çıkarılması sonucu feshedildiği anlaşılmaktadır. Buna göre bu tarih itibarıyla gerçekleşen ihbar ve kıdem tazminatı hesaplanıp hüküm altına alınması doğru olur. Anılan tarihten sonra davacı işçinin işyerinde geçici sürelerle çalışmış olması yeniden iş sözleşmesi kurulduğunu gösterir. Ancak bu durum daha önce gerçekleşmiş olan ihbar ve kıdem tazminatı haklarını ortadan kaldırmaz.
2- Davacı işçinin yıllık izinlerini kullanmadığı da bellidir. Gerçekten bunun kullandırıldığının ıspatı 1475 Sayılı İş Kanununun 58. maddesi uyarınca davalı işverene düşer. Bunun için izin defteri ile ıspat gerekmektedir. Davalı tarafından bu husus ıspatlanamadığına göre hesaplanan izin alacağı bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy