(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücretli izin ile fazla çalışma alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalı işverenlikçe İstanbul Şantiyesinden İzmir Narlıdere'deki Şantiyeye naklen atanma işlemine muvafakat etmediğinden hizmet akdi feshedilmiş bulunmaktadır. Dosyada davacının imzasının olmadığı anlaşılan hizmet sözleşmesinde işverene nakil yetkisi verilmişse de bu sözleşmeye itibar etmek mümkün değildir. Ne var ki davacı sözleşmenin başlangıcından feshine kadar 1993 tarihinde davalının Ankara Eryaman, 1994-1995-1996-1998 yıllarında İzmir'deki muhtelif şantiyelerde ve en son İstanbul'daki Halkalı şantiyesinde çalışmıştır. Böylece davacının muhtelif şehirlerdeki çalışması iş sevki haline gelmiştir. Böyle olunca davalı işverence teklif edilen yeni işyerine gitmemesi davalı işverence haklı bir fesih nedeni olarak kabul edilmesi gerekir. Mahkemenin aksine görüşle ihbar ve kıdem isteklerini kabul etmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.6.2001 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Taraflar arasındaki yazılı sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının işe ilk girdiği yer dışında da çalışmayı daha önce kabul etmiş olması her değişik iş için de kabul edeceği anlamında kabul edilemez. Bu nedenle yerinde olan mahkeme kararının onanması gerekirken bozulmasına dair doğunluk görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy