(2821 S. K. m. 2, 38)
M. Galip Güneşdoğdu adına Avukat Nurhan Bahtiyar ile 1-Türkiye Denizciler Sendikası, 2-Türkiye Denizciler Sendikası Deniz Nakliyat ve Armatörler Şubesi Yönetim Kurulu, a)Rahmi Şişman, b)Necdet Öksüz, c)Hidayet Arı, d)Celal Bitiş adlarına Avukat Günfer Çelikman aralarındaki dava hakkında İstanbul 3. İş Mahkemesinden verilen 26.4.2001 günlü ve 612/288 sayılı hüküm, davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :
YARGITAY KARARI
Sendika şube yönetim kurulu üyesi olan davalılar üye seçildikten sonra aynı iş kolunda kurulan iki anonim şirket kurucu üyeliğini kazanmışlardır. Daha açık bir anlatımla işçi olarak daha önce çalıştıkları işyeri özelleştirme kapsamına alınmış sonrada özelleştirme sonucu söz konusu iki şirket kurularak işyerini satın alma girişiminde bulunmuşlardır. Dosya içeriğine göre aynı davalılar o iki şirketin yönetim kurulu üyeliği sıfatını da taşımaktadırlar.
Davacı açmış olduğu bu dava ile davalıların sendika şube yönetim kurulu üyeliklerinin iptalini bu kabul edilmediği takdirde de genel kurulun iptali talebinde bulunmaktadır.
Mahkemece davanın reddine karar verilirken birkaç yıl bu davalıların sendika şube yönetim kurulu üyeliğini sürdürdükleri ve böylece 25.4.1999 tarihinde de toplanan şube genel kurulunda yönetim kurulu üyeliklerine seçildikleri uzun süre bu konuda herhangi bir itiraz ve davada bulunulmadığı gerekçe olarak gösterilmektedir.
2821 sayılı Sendikalar Kanununun çeşitli maddelerinde işçilerin işveren sendikalarına, işverenlerinde işçi sendikalarına üye olmayacakları kuralını öngörmektedir. Gerçekten anılan Kanunun 38. maddesinde bu çözüm şekli açık anlatımını bulmuştur. Yine aynı kanunun 2. maddesinde de işletmenin bütünün sevk ve idareye yetkili olanlara işveren vekili denildiği, işveren vekillerinin de bu kanun bakımından işveren sayıldıkları belirtilmiştir. Bir anonim şirketin yönetim kurulunun işletmenin bütününü sevk ve idareye yetkili olduğu açıktır. Yönetim Kurulu üyesi de aynı işlemi bir bütünlük içinde yerine getirdiği için bu yasal düzenleme gereği işveren vekili ve hatta onu temsil eden organı durumundadır.
Bu olayla karşısında söz konusu davalıların davalı sendika şube yönetim kurulu üyeliklerinin iptaline karar verilmelidir. Şayet son şube genel kurul toplantısının yapıldığı tarihlerde anonim şirket yönetim kurulu üyeliklerinin sürüp sürmediği konusunda bir tereddüt varsa bu konu araştırılarak sonuca göre hüküm verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 7.6.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy