(1086 S. K. m. 434)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ve izin ücreti ile ikramiye eve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla davacı vekili 2.3.2001 tarihli dilekçe ile temyiz yoluna başvurmuş olup aynı gün bu dilekçe temyiz defterine kaydedilmiş, fakat temyiz harcı 8 günlük temyiz süresi içinde yatırılmadığı için mahkemece davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Oysa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434/3. maddesi uyarınca davacı vekiline muhtıra gönderilmesi gerekirdi. Gerçekten Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 25.1.1985 gün ve 5/1 sayılı kararı bu konu ile ilgili olarak "harca tabi olmasına karşın mahkeme kalemince harcı hesaplanıp ilgilisinden istenmeden ve dolayısıyla harç alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 2904 sayılı yasa ile değişik 434. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen "eksik harç ödenmesi halinde yapılacak işlemle ilgili kuralın" benzetme yolu ile uygulanacağına ve bu durumda temyiz isteğinin, dilekçenin temyiz defterine kaydedildiği tarihte yapılmış sayılacağına; ancak temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp ilgilisinden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekeceğine" karar verilmiştir. Bu karar uyarınca işlem yapılmadığı için yerel mahkemenin 24.4.2001 tarih ve 81-69 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilerek dosya tekrar ele alınıp, gereği görüşülüp konuşuldu:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve gerektirici sebeplere ve özellikle dava konusu kalemlerden ücret alacağı çıplak ücret şeklinde hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği halde mahkemece giydirilmiş ücret olarak sonuca gidilmiş ise de, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuş olduğuna ve bu hususun ilerde açılabilecek ek davada dikkate alınabileceğine göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının yıllık ücretli izin alacağı isteğinde bulunması üzerine, yapılan yargılamada davalı tarafın 138.000.400 TL.'yi kabul ettiği anlaşılmaktadır. Bu kabule rağmen daha az miktar üzerinden hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.9.2001 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy