(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 41, 53)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücreti ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan SSK Genel Müdürlüğü Avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Sosyal Sigortalar Kurumunun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçi dava dilekçesinde davalı olarak gösterdiği üç işveren nezdinde geçen çalışmalarını dönem dönem açıklamış ve Sosyal Sigortalar Kurumuna bu çalışmaların eksik bildirildiğinden söz ederek hizmetlerin tespiti isteğinde bulunmuştur. Mahkemece davalı işverenler arasında organik bağ olduğu belirtilerek ilk işverene ait işyerine girdiği tarih ile son işyerinden çıkış tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı şeklinde tespite karar verilmiş, ancak hüküm fıkrasında davalı ismi belirtilmemiştir. Davalının çalıştığı her üç davalı şirket ayrı ayrı tüzel kişiliğe sahiptir. Buna göre ayrı ayrı davalı şirketler yönünden karar verilmeli, şayet kuruma bildirilenden daha fazla bir çalışması söz konusuysa tespite dair hüküm kurulmalıdır. Kaldı ki dava dilekçesinde 25.10.1995 ile 1.11.1995 tarihleri arasında çalışmadığım belirttiği halde, mahkemece bu dönemi de kapsayacak şekilde hizmet tesbitine karar verilmesi, istekle bağlılık kuralına da aykırılık oluşturur.
3. Davacının temyizine gelince: Mahkemece mütealasına başvurulan bilirkişi tarafından davacının her üç davalı işveren yönünden ayrı ayrı tazminat ve işçilik alacakları hesaplanmıştır. Ne var ki, mahkemece bu hesap yönteminin benimsenmediği ve aralarında organik bağ bulunduğu belirtilerek, tüm sürenin dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, gerekçede yazılı olmakla birlikte yeniden hesaplama yapılmaksızın anılan raporda yazılı miktarlar dikkate alınarak, isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bunun ilerde açılabilecek ek davada dikkate alınabileceği belirtilmiş olmakla birlikte, davacının kıdem tazminatı ile izin alacakları bakımından talepten daha azının hüküm altına alındığı anlaşılmış olup, bu şekilde alacaklar hesaplanmadan sonuca gidilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy