(4046 S. K. m. 21)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fark alacağı, imalat ve tahsil primi farkı, akdi ikramiye fark alacağı, tediye ikramiye farkı, kıdem teşvik primi ile toplu işten çıkartına tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde dayalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı işyerinin özelleştirilmesi nedeniyle haklı neden olmadan topluca işten çıkartma işlemi yapıldığını belirterek fark işçilik alacakları ile birlikte Toplu İş Sözleşmesi'nin 76. maddesinde toplu işten çıkarmanın yaptırımı olarak düzenlenen 7 aylık çıplak ücreti tutarında tazminatın hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili Özelleştirme Yasasının uygulanması nedeniyle Toplu İş Sözleşmesinin 76/4. maddesi uyarınca toplu işten çıkarma tazminatına karar verilemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece işçilik alacakları ile birlikte toplu işten çıkarma için öngörülen tazminat istemi kabul edilmiştir.
Karar davalı vekilince hüküm altına alınan tazminat yönünden temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işyerinin 4046 Sayılı Özelleştirme Yasası kapsamında özelleştirildiği ve bu kapsamda işyerinde topluca işçi çıkarıldığı, davacı ya bu yasa uygulaması çerçevesinde iş kaybı tazminatı ödendiği anlaşılmaktadır. Esasen bu konu uyuşmazlık dışı olup, mahkemenin de kabulündedir. Taraflar arasında imzalanan ve 1.4.1999-31.3.2001 tarihleri dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesinin 76. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrasında zorunluluk olmadıkça toptan işçi çıkarılamayacağı, zorunluluk halinde ise taraf işçi sendikasına bildirileceği aksi halde tazminat uygulanacağı tartışmasız olup, işverenin bu prosedüre uymadığı açıktır. Ne var ki aynı maddenin son fıkrasında iş güvencesi veya işsizlik sigortası yasa tasarısı veya bu amaca yönelik başka bir yasa uygulandığında bu maddenin kendiliğinden ortadan kalkacağı hükmü yer almaktadır. Her ne kadar 4046 Sayılı Yasa Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihinden çok önce yürürlüğe girmiş ise de, davalı işyeri 2000 yılında özelleştirme kapsamına alınmış, başka bir anlatımla Özelleştirme Yasası yürürlükte olsa bile, davalı işyeri bakımından 2000 yılında uygulamaya konmuştur. Diğer taraftan Toplu İş Sözleşmesinin imzalanması sırasında tasarı olan İşsizlik Sigortası Kanunu 4447 Sayılı Kanun olarak 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu yasanın geçici 1. maddesinde, 4046 Sayılı Özelleştirme Kanunu'nun 21. maddesinde öngörülen iş kaybı tazminatı ile işsizlik ödeneğini birlikte almaya hak kazananlara öncelikle iş kaybı tazminatı ödeneceği belirtilmiştir. Davacı işçiye de bu yasa kapsamında iş kaybı tazminatı ödenmiş olup Toplu İş Sözleşmesi'nin 76/4. maddesi uyarınca işverene işsizlik sigortası yasası ve bu amaca yönelik Özelleştirme Yasası uygulandığından cezai şart niteliğindeki tazminatın reddi gerekir. Mahkemece yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy