(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkâr tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK.'nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: Davacının 31.7.2000 günü işyerine gelmemesi nedeniyle hizmet sözleşmesinin 9/e maddesi gereğince feshedildiği anlaşılmaktadır. Bir günlük devamsızlık 1475 Sayılı Yasanın 17/II-f maddesi gereğince haklı fesih nedeni sayılamaz. Sözleşmelerle 1475 Sayılı Yasanın 17/II. maddesindeki hallerin işçi aleyhine değiştirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle işverenin feshi, haklı fesih olarak kabul edilemez. Diğer taraftan davacının 31.7.2000 günlü eylemi sebebiyle 1.8.2000 günü savunmasının istendiği, bu suretle fesih nedeni olayın öğrenildiği, aynı yasanın 18. maddesindeki 6 iş günlük hak düşürücü süre de geçtikten sonra 15.8.2000 tarihinde hizmet akdinin sona erdirildiği görülmektedir.
Açıklanan bu nedenlerle davacının ihbar ve kıdem tazminatı talep edebileceği kabul edilmelidir. Mahkemece bilirkişi raporu da değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.12.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy