(1475 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 101, 325)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, 1 aylık zamlı ücret ile icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 01.03.1997 tarihli sözleşme ile davacı doktor işyerinde çalışmaya başlamış bir yıl süre sonunda tarafların ses çıkarmaması sureti ile bir yıl için yenilenmiştir. İkinci yıl için de 19.8.1998 tarihinde davacı doktor 15. günlük raporlu olduğu halde sözleşmesi haklı neden bulunmaksızın sözleşmesi 21.8.1998 tarihinde devamsızlık gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. Kıdem tazminatının dairemiz uygulaması dikkate alınarak hüküm altına alınması isabetli ise de belirli süreli bir hizmet akdi sözkonusu olduğu için davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle aksi doğrultudaki mahkeme görüşü hatalıdır.
3- Davacı doktor icra takibinde bulunanları açık şekilde kıdem tazminatı için fesih tarihinde diğer işçilik alacakları içinde ihtarname ile davalının temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren işlemiş faiz isteğinde bulunmuştur. Mahkemece bu isteğin ne olduğu neye dayandığı açık olmadığı için reddedilmiştir. Muaccel olan bir borç temerrüt tarihinde ödenmesi gerekir. Ödenmediği takdirde icra takip tarihine kadar geçmiş günler faiz talebinde bulunma hakkı olduğu Borçlar Kanununun 101. müteakip maddeleri gereğidir. Bu bakımdan hesap edilen faizler bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır.
4- Sözleşme ilk defa yenilendikten sonra bir yıl için uzatılmış olduğuna göre fesih tarihinden itibaren sözleşmenin son bulacağı 31.12.1998 tarihine kadar mahrum kaldığı sözleşme ücreti dikkate alınmalıdır. Ancak bu konuda Borçlar Kanununun 325. maddesi ayrıntılı kurallar öngörmüştür.
Tam çalışan bir işçi içinde çalışılmayan tüm süreler için tazminat istenmesi ve iş bulunabileceği tarihe kadar değerlendirilerek tasarruf etmiş olduğu masraflar da dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulacağı açıktır.
Somut olayda ise davacı doktorun normal şekilde bir işinin bulunduğu ancak günde bir saat bu işyerinde de çalıştığı hüküm kurulurken dikkate alınmalıdır. Bir başka anlatımla davacı doktorun davalıya ait işyerindeki ek işinden dolayı mahrum kaldığı ücretler değerlendirilerek ve BK. nun 325. maddesi bu doğrultuda değerlendirilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy