(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 313, 338, 339)
Dava: Davacı, ödenmeyen maaşlar, yarım maaş ikramiye, 2 yıllık tazminat, eğitim ödeneği ve ders ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, özel öğretim ve eğitim işyerinde öğretmen olarak çalışırken işverence iş akdinin feshedildiğini belirterek 2 yıllık çalışması karşılığı tazminat ile ücret, ikramiye, eğitim ödeneği, ek ders ücretleri ile sözleşmesinin erken feshedilmesi nedeniyle tazminat ve sözleşmenin son yılına ait ücretlerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Mahkeme; 1999 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos ayı ücretleri ile sözleşmenin süresinden önce sona erdirilmesi nedeniyle tazminat ve son yılın ücret toplamını davacı yönünden kabul ederek diğer istekleri red etmiş olup, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacının 1.8.1997 tarihinde işe başladığı ve 5.7.1999 tarihinde ise iş akdinin işverence feshedildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında 1.9.1997 - 31.8.1998 - 1.9.1998 - 31.8.1999 tarihlerini kapsayan iki ayrı sözleşme bulunduğu gibi, 1.8.1997 - 31.7.2000 tarihlerini de içine alan diğer bir sözleşme bulunmaktadır. Davacı, dava dilekçesinde belirttiği ve 2 yıllık tazminat tutarı olarak nitelendirdiği alacağı kıdem tazminatı olarak istediklerini ifade etmiştir. Davacı ile davalı işveren arasında 31.8.1999 tarihinde sona erecek belirli süreli hizmet akdi yapılmış ise de, işveren akdin yenilenmeyeceğini 5.7.1999 tarihin de davacıya bildirmiş olup, dairemizin istikrar kazanmış kararlarına göre böyle bir bildirim fesih niteliği taşımaktadır. O halde akdi fesheden işveren kıdem tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Davacı, davalıya tebliğ ettirmiş olduğu ihtarname ile ücret alacaklarının ödenmesini talep etmiş olmasına karşılık, davalıyı temerrüde düşüren bu durum gözetilmeden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hatalıdır. Aynı durum cezai şart niteliğindeki alacak içinde söz konusudur.
Davalının temyiz nedenlerine gelince;
Taraflarca yapılan birer yıllık sözleşmelerin Milli Eğitim Bakanlığına sunulduğu ve davacının çalışması ile ilgili olarak izin verildiği görülmesine karşılık 1.8.19973 1.7.2000 tarihlerini kapsayan sözleşmenin ise yasanın aradığı koşulları taşımadığı ve bakanlığın da onayına sunulmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar 26.6.1997 tarihinde bu sözleşmeyi yapmalarına karşılık yürürlüğe girmesi için gerekli işlemler yapılmadığı gibi davacı işverenle anlaşmak suretiyle 14.7.1997 tanzim tarihli ve 1.9.1997 31.8.1998 dönemini kapsayan ve bakanlıkça onaylanan ve çalışma izni verilen sözleşmeyi imzalamış ve 1.9.1998 - 31.8.1999 dönemi içinde yine aynı özellikleri taşı yan diğer sözleşme düzenlenmiştir. Bu durumda artık 1.8.1997 - 31.7.2000 dönemiyle ilgili ve yasal koşulları taşımayan sözleşme ile hak ve alacak talep etmek mümkün değildir. Ayrıca davacı, 1.9.2000 tarihinden itibaren bir başka okul işyerinde işe başlamasına karşılık bu durumun ayrıca değerlendirilmeden üçüncü yıl ücret alacağına hükmedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy