(1475 S. K. m. 35, 39)
Dava: Davacı, fazla çalışma parası, bayram, hafta ve genel tatil gündelikleri ile gecikme zammı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı dava dilekçesinde .....T.V. Ankara Bürosunda çalıştırıldığını ancak, Basın İş Yasasından kaynaklanan haklarının düşük seviyede tutulması amacıyla tehditle.....T.V. den istifa ettirilerek.....A.Ş. ile 01.10.2002 tarihinde yeni bir sözleşme imzaladığını ve 07.01.2003 tarihinde iş akdinin feshedildiğini belirterek, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile bu ücretlerin ve aylık ücretlerinin geç ödenmesinden dolayı % 5 gecikme zamlarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalılar cevaplarında, haklarının davacıya ödenip karşılığında ibranameler alındığını, yapılan fazla mesai karşılıklarının ödendiği gibi ücretlerinin de sürelerinde ödendiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacının tüm çalışma süresi boyunca her iki şirkete ait işyerinde hizmet verdiğini kabul edilmiş ve şirketler arasında bir ayrıma gitmemiş olup, bu yöne ilişkin olarak davacının bir temyizinin olmadığı görülmüştür. Davalı taraf davacının 31.12.2001 tarihli ibranameyi imzaladığını ileri sürmektedir.
Bu belgede davacı, 31.12.2001 tarihine kadar çalıştığı ..... T.V. ile yapmış olduğu sözleşmeyi 31.12.2001 tarihi itibariyle feshettiğini, bu tarih itibariyle ücret, tazminat, fazla çalışmalar gibi her ne nam altında olursa olsun hiçbir alacağının kalmadığını ve işvereni ibra ettiğini belirtmektedir. ..... A.Ş.' de, önceki sözleşmeden doğan ihbar ve kıdem tazminatlarını ödemeyi kabul ettiğini belirtmiş ve davacı ile sözleşme imzalamıştır.
Mahkeme 31.12.2001 tarihli ibranamenin imzalanması şartıyla 01.01.2002 tarihli sözleşmenin imzalanacağının belirtilmesinin davacının iradesine baskı teşkil ettiğini belirterek ibranameye geçerlilik tanımamıştır.
01.01.2002 tarihli sözleşme ile davacı Bölge Müdürlüğüne getirilmektedir. Bu sözleşme ile davacının görevi ve yetkisi yükseltilmekte ve genişletilmektedir. Davacıya Bölge Müdürlüğü görevi verilirken taraflar karşılıklı olarak anlaşmaya varmış ve ibralaşmışlardır. İbraname ve taahhütname başlıklı belge ile ..... A.Ş' de geçen hizmet süresini kıdem ve ihbar tazminatlarında değerlendirileceğini kabul etmekle tarafların karşılıklı olarak anlaşmaya vardıkları açıktır. Ayrıca davacının bir üst görevi kabul etmek için bazı haklarından vazgeçtiği anlaşılmakta ve Bölge Müdürlüğüne getirilen bir kişinin baskı ile bir belgeyi imzalayacağının kabulü hayatın olağan şartlarına aykırıdır. Yine örnekleri dosyaya sunulan başka davacılara ait kararlardan da görüleceği gibi o şahıslar belgeleri ihtirazi kayıtla imzalamışlardır. Bu olgu dahi davacının serbest iradesiyle belgeyi imzaladığını ortaya koymaktadır.
Davacı yeni sözleşme ile çalışmasına devam ederken 07.01.2003 tarihinde iş akdine son verilmiş ve işverene verdiği aynı tarihli ibraname ile ...hafta tatili ve genel tatil yevmiyelerini, fazla mesai ücretlerini... aldığını kabul etmiştir. Mahkeme işverence ödenen miktarlar ile belge arasında açık oransızlıklar bulunduğu gerekçesiyle bu ibranameyi de geçerli kabul etmemiş ve makbuz hüviyetinde kabul etmiştir. Ancak ibranamenin makbuz hükmünde kabul edilebilmesi için miktar taşıması gerekmektedir. İbranamede hiçbir miktar yer almamakta ve davacı hiçbir alacağı kalmadığını açıkça kabul ve beyan etmekte olup, mahkemenin benimsediği gerekçe ile ibranamenin geçersiz olduğunun kabulüne olanak yoktur.
Bütün bu anlatımlardan anlaşılacağı şekilde davacı işverenle anlaşmak suretiyle onları ibra etmiş olmakla ve bu ibranamelerin davacının iradesinin fesada uğratılması suretiyle alındığı da kanıtlanamadığından ibranamelere değer verilmeyerek davacı isteklerinin kabulüne karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy