(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, kıdem tazminatının, önceki süreleri dikkate alınmaksızın eksik ödendiğini iddia ederek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı tarafından ibraz edilip, davacı imzasını taşıyan ve itiraz edilmeyen ibraname ve belgelerden davacı işçiye 25.2.1989 ve 31.12.1995 tarihlerinde kıdem tazminatı adı altında ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Hizmet akdi devam ederken ve bir fesih işlemi olmadan işverence yapılan bu ödemeler Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamalarına göre avans niteliğindedir. Bu nedenle bu ödemelerin, ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte hükmolunan kıdem tazminatı miktarından düşülmesi gerekir.
3- 17.12.1998 tarihli bilirkişi raporunda davacının hizmet süresi 12 yıl 158 gün olarak hesaplanmış ve davacı vekili 10.12.1998 günlü duruşmada bu rapora bir diyeceğinin olmadığını belirtmiştir. Buna rağmen sonradan alınan rapora göre, davacı işçinin hizmet süresinin 14 yıl 19 gün olarak kabulü isabetsizdir. Zira bu hal davacı lehine kazanılmış hak oluşturmaktadır. Mahkemece yapılacak iş itiraz edilmeyen 12 yıl 158 gün hizmet süresine göre yılda 30 gün üzerinden hesap yapılmasıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy