(1475 S. K. m. 13, 14, 17/II)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava kıdem ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarına ilişkindir.
Mahkemece isteklere kısmen hükmolunmuş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Somut olayda, davacı işyerine ait kaynak makinesini izinsiz çıkartıp, komşusunun kapısının küçük bir yerine kaynak yapmıştır. İşveren iş akdini feshetmiştir. Mahkemece anılan eylem İş Kanununun 17/II-d bendi kapsamında görülmüştür.
İşyerinde yapılan çalışma sisteminde bizzat davalı tanıklarının ifadesine göre; işçilerin izin alıp kendi hesaplarına iş yaptıkları ücretleri kendilerinin aldıkları anlaşılmaktadır.
Davacı 17 yıllık bir işçidir. Daha önce işverenden uyarı, kınama gibi bir ceza almamıştır. Yapılan iş karşılığı bir ücret almayıp hizmeti tamamen komşuluk münasebeti sınırları içerisinde kalmıştır. Kaynak makinesinin zarar gördüğüne dair de bir iddia bulunmamaktadır.
Şu durumda; davacının 17 yıllık bir çalışma hayatında bir kez yapılan ve menfaate dayanmayan kısa sürelik izinsiz bir çalışmasının fesih gibi ağır bir sonuçla karşılaşması eylemin cezaya oranlılık ilkesi ve hakkaniyetle bağdaşmaz.
Kıdem ve ihbar tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi uygun görülmemiştir.
2- Davacı işçinin kıdemi ve kaynak ustası oluşu dikkate alındığında asgari ücretle çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacının meslek gurubu belirtilerek ilgili meslek odasından sorularak ücreti belirlenerek yıllık ücret isteğine hükmetmek gerekirken, bordroya dayanılarak asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması ayrı bir bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.02.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacının işverenin, işyerinde bulunan aletlerini dışarıya çıkarıp bir başka kişinin işyerine götürdüğü ve orada bu aletlerle iş yaptığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
İşyerinin, işveren ve davacı tarafından kapatıldıktan sonra davacının yeniden işyerine döndüğü ve kaynak makinesini çıkararak bir başka yere götürüp iş yaptığı tanıklarca ifade edilmektedir. Davacının işverenin izni olmadan onun aletlerini kullanarak işyeri dışında kendi nam ve hesabına sayılabilecek şekilde iş yapması işverenin güvenini kötüye kullanma ve doğrulukla bağdaşmayan eylem olup, işçinin uzun süredir aynı işyerinde çalışması ve daha önce bir başka eylemi bulunmaması haklı fesih olgusunu ortadan kaldıramayacağından kararın ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanamayacağı yönünden onanması görüşündeyiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy