(4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, kötü niyet tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının davalı belediyede hizmet akdine bağlı olarak çalışırken 18.4.1999 tarihinde yapılan yerel seçimlerden sonra değişen belediye başkanınca vizesi bulunmadan çalıştırıldıkları bahanesiyle beş arkadaşı ile birlikte işten çıkarılıp yerine 1.7.1999 tarihinde başka yedi işçi olmak üzere, toplam onbir işçi alındığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Öte yandan davacının hizmet akdinin feshinin haklı olmadığı kesinleşen yargı kararları ile sabittir: Her ne kadar davalı idarenin vizesiz işçi çalıştırması uygun bulunmasa da altı işçinin vize alınarak çalıştırılmasına devam edilmesi gerekirken 30.4.1999 tarihinde işverenlikçe hizmet akdinin feshi yerlerine daha fazla sayıda işçi alınması suretiyle akdin feshinin kötü niyete dayalı olduğu anlaşıldığından buna göre kötü niyet tazminatına karar vermek gerekirken reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.09.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Oy
Davacı, geçici işçi statüsünde çalışmakta iken yeni seçilen Belediye Başkanı tarafından iş akdine son verildiğini belirterek kötü niyet tazminatı istemiştir. Davalı Belediye ise; davacının önceki Belediye Başkanı tarafından ilgili makamdan da vize alınmadan işe alındığını bu hususun yasalara aykırı olduğunu bu nedenle işine son verildiğini savunmuştur. Gerçekten de, davacı yetkili makamdan vize alınmadan işe alınıp, çalıştırılmıştır. İş akdinin işveren tarafından işçiye zarar vermek maksadıyla kötü niyetle feshedildiği hususunun davacı tarafından ispatlanması gerekir. Dosyadaki belgelere göre işbaşına gelen yeni idarece Valilikten 1.6.1999 tarihi itibariyle vize almış ve daha sonra da, 1.7.1999 tarihinden itibaren bazı birimlere değişik işçiler almıştır. Ancak vize olayından sonra sırf değişik pozisyon ve unvanlarda bazı işçiler alınmış olması davalının kötü niyetli olduğunun yeterli sebebi sayılamaz. Asıl olan iş akdinin feshi anında davalı belediyenin davacı işçiye zarar vermek maksadıyla kötü niyetli hareket edip etmediğinin ispatı gerekir. Davacı ise bu hususu yeterince kanıtlamış değildir. Öbür yandan davacının iş akdinin haksız feshedildiği kabul edilse bile, salt bu hususta davacının kötü niyetli olduğunu göstermez. Bu nedenlerle çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz yerel mahkeme kararının onanması görüşündeyiz.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy