(1475 S. K. m. 1)
Taraflar arasındaki, kurs ücreti ile cezai şart alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı Avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 7/5/2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.Duruşma günü davalı adına Avukat Sedat Kadayıfcıoğlu ile karşı taraf adına Avukat Anibal Akdamar geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işçinin 8 gün süreyle davacı banka tarafından kursa tabi tutulduğu ve karşılığında 154.470983 TL harcama yapıldığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davalı işçi sözleşmede öngörülen 30 aylık çalışma süresi dolmadan istifa ederek ayrılmış ve davacı banka ise hizmet akti hükmüne dayanarak bu kurs giderlerini talep etmiştir.Mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiş ise de, davalı işçinin 30 ay olarak öngörülen sürenin 17.5 ayında çalıştığı anlaşıldığına göre çalışılan süreye karşılık gelen kurs giderinin indirilmesi suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eğitim giderinin tamamının hüküm altına alınması hatalıdır.
3- Davacı banka tarafından kurs süresinde davalı işçiye ödenen ücretler de talep edilmiş ve mahkemece bu isteğin de kabulüne karar verilmiştir. Ne varki verilen eğitim süresince hizmet ilişkisi devam ettiğine ve davalı işçi işverene bağlı olarak görev yaptığına göre bu ücretlerin geri istenmesi mümkün değildir. Mahkemece kurs dönemi ücreti ile ilgili isteğin reddine karar verilmelidir.
4-Hizmet sözleşmesinin 4 ve 5. maddelerinde işçi ve işveren yararına olarak getirilen cezai şart ile ilgili hükümlerde işçi aleyhine bir düzenleme söz konusudur. Gerçekten davacı işçi sözleşmeyi 30 aylık süre tamamlanmadan fesh ettiği takdirde, davalı işverene son ücreti üzerinden çalışılmayan bakiye süre için cezai şart öngörülmüşken, davalı işverenin aynı şekilde fesih yoluna gitmesi halinde sadece üç aylık ücretle sınırlı bir cezai şart getirilmiş ayrıca işçinin perfonmans göstermemesi gibi muğlak bir düzenlemeyle bu cezai şarttan kurtulma olanağı tanınmış bulunmaktadır. Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre işçi ve işveren yararına öngörülmüş cezai şart ile ilgili düzenlemelerde denklik mevcut değilse, bir başka anlatımla işçi aleyhine daha ağır bir cezai şart söz konusu ise işçinin sorumluluğu, işverenin sorumluluğundan daha ağır olamaz. Somut olay bakımından işçi sorumlu tutulduğu taktirde işverenin sorumluğu gibi üç aylık ücretle sınırlı olması gerekir. Ancak ayrıca performans koşulu da getirilmek suretiyle işçinin bir yandan sorumluluğu öngörülürken işverenin sorumlu olamayacağı ihtimalleri de bulunduğu için, bu şekilde yapılan cezai şart düzenlemesinin geçersiz olduğu sonucuna varılmalıdır. Böyle olunca davacı bankanın bu isteği reddedilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA Davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, davacı yararına taktir edilen 250.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 7.5.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy