(4673 S. K. Geç .m. 3,4) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.04.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat ... ile karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 1975 yılında memur olarak çalışmaya başlamış, 1987 yılında 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sözleşmeli personel statüsüne geçirilmiştir. Daha sonra 15.11.2000 tarihinde 1475 sayılı İş Kanununa tabi işçi olarak çalışmak üzere hizmet akdi ilişkisi kurulmuştur.
Davacı işçi sosyal güvenlik yönünden bağlı bulunduğu Emekli Sandığına emeklilik için başvurmuş, kurumca işlemler tamamlanarak kendisine emeklilik ikramiyesi ödenmiştir. Hizmet akdiyle çalıştığı süre yönünden ise, davalı işverence kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır.
Açmış olduğu bu dava ile davacı, 1975 yılından itibaren çalışılan tüm sürenin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması gerektiğini belirterek bakiye kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiştir.
Davalı Türk Telekom AŞ. ile ilgili 4673 Sayılı Yasanın geçici 3. maddesinde, 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye tabi olarak çalışıp da iş mevzuatına tabi statüye geçmiş ya da geçecek olanların iş akitlerinin, kıdem tazminatını gerektirecek şekilde sona ermesi halinde Türk Telekom AŞ. ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin toplamı üzerinden kıdem tazminatı ödeneceği kurala bağlanmıştır. Buna göre davacının davalı kurumda geçen tüm hizmetleri kıdem tazminatında dikkate alınmalıdır. Ancak, 1475 sayılı İş Kanununun 14/6. maddesinde öngörülen kuralın da göz ardı edilmemesi gerekir. Anılan hükme göre, yapılacak hesaplamada T. C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre öngörülen emeklilik ikramiyesi aşılamaz. 4673 Sayılı Yasanın geçici 3. maddesi hükmü, İş Kanununda öngörülen bu sınırlamayı bertaraf etmez. Öte yandan emekli ikramiyesinin Emekli Sandığı ya da işverence ödenmesi bakımından işçi açısından bir fark bulunmamaktadır.
Bir başka anlatımla Emekli Sandığınca ödeme yapılması halinde ayrıca işverenden aynı dönem için kıdem tazminatı talep edilmesi mümkün değildir.
Davacı işçiye işçilik öncesi dönem için Emekli Sandığı tarafından 4673 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi uyarınca %30 fazlasıyla emekli ikramiyesi ödenmiş, ayrıca hizmet akdiyle çalıştığı süre için işverence kıdem tazminatı ödemesi yapılmıştır. Buna göre işverenin uygulaması 1475 Sayılı İş Kanununun 14/6. maddesine uygundur.
Mahkemece davacının işyerinde geçen tüm çalışmalarının sanki işçilikte geçmiş gibi hesaplama yapılarak, ödenen miktarların indirilmesi suretiyle bakiye kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 275.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.04.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy