(1475 S. K. m. 13, 14, 16)
Davacı, ihbar tazminatı ile ücret farkı ve sosyal haklar alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında temyiz itirazları yerinde değildir.
2- işyerinde 1.6.1999 - 31.5.2001 tarihleri arasında uygulanan toplu iş sözleşmesinin 28. maddesinde üç yıldan fazla hizmeti olanlar için ihbar öneli 10 hafta olarak belirlenmiştir. ihbarın tazminat ödenerek feshedilmesi halinde ise yasal önellere uyulacağı kurala bağlanmıştır. Somut olayda işveren ihbar tazminatını taksitler halinde ödemiştir.
İhbar tazminatı ihbar önellerine ait ücret olup toplu iş sözleşmesiyle ihbar önellerinin arttırılması durumunda ihbar tazminatının da bu arttırılmış sürelere göre hesabı gerekir. Mahkemece davacının 10 hafta olarak hesaplanan ihbar tazminatının kabulüne karar verilmelidir.
3- Tazminata esas alınan ücrete ikramiyenin yansıtılması konusunda hata yapılmıştır. Son ikramiye esas alınarak hesaplama yapılmışsa da Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre son bir yıl içinde ödenen ikramiyelerin 365' e bölünmesi suretiyle tazminata esas alınacak bir günlük ikramiye tutarının belirlenmesi gerekir.
4- Toplu iş sözleşmesinin 43. maddesinde işçilere ulaşım hizmeti verileceği, ancak iki ay içinde bu uygulamaya başlanamadığı takdirde işçilere her iş günü için 300.000 TL. cezai şart ödeneceği kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin son fıkrasında, bu ödemenin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacağı da belirtilmiştir. Toplu iş sözleşmesinin anılan düzenlemesi cezai şart niteliğinde olup buna göre söz konusu ödemenin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması doğru değildir. Mahkemece bu konuda gerekirse ek rapor alınarak kıdem tazminatı belirlenmelidir.
5- İhbar öneli içinde 6. dönem toplu iş sözleşmesi imzalanmış değildir. 1.6.2001 - 31.5.2003 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi 23.6.2001 tarihinde imzalanmış ve imza tarihinde sendika üyesi olup da çalışan işçiler için yürürlük tarihinden itibaren yararlanma öngörülmüştür. Bu durumda davacı işçinin anılan toplu iş sözleşmesi İle getirilen ücret artışından yararlanması imkanı bulunmamaktadır. ihbar öneli bitiminin, toplu iş sözleşmesinin yürürlük başlangıcından sonraya rast gelmesinin sonuca etkisi yoktur. Böyle bir durumda yeni toplu iş sözleşmesinden yararlanmak için, yürürlük tarihi ile imza tarihi arasında ayrılanlara da uygulanabileceğine dair toplu iş sözleşmesinde açık hüküm olmalıdır.
Böyle olunca tazminata esas ücretin 6. dönem toplu iş sözleşmesi ücret artışının da eklenerek belirlenmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 08.04.2003 gününde oybirliği ile kabul edildi.
Karşı oy:
1- işyerinde uygulanan Toplu İş Sözleşmesinin 28. maddesinde ...ihbar, tazminat verilerek yapılacaksa, ihbar ücretinin hesabında kanuni önellere riayet olunur. ihbar, süre verilmek suretiyle yapılacaksa, 6 aya kadar hizmeti olanlara kanuni önellere uygun olarak ve 6 aydan fazla hizmeti olanlar için altı haftalık önel süresi verilir. Hizmet süresi 3 yıldan fazla olanlara 10 haftalık ihbar süresi verilir... düzenlemesi mevcuttur.
Görüldüğü gibi anılan maddede önelsiz (peşin ödemeli) fesihlerde, ihbar ücretinin hesaplanmasında yasal (1475 sayılı yasanın 13. maddesindeki) önellere riayet olunacağı kabul edilmiş; önelli (ihbar önel süresi kullandırılan) fesihlerde ise, altı aya kadar hizmeti olanlara kanuni, 6 aydan fazla hizmeti olanların yasalarla düzenlenen sürelerden farklı süreler öngörülmüştür.
Davacının hizmet akdinin işveren tarafından önelsiz (peşin ödemeli) fesih edildiği hususunda ihtilaf yoktur.
Toplu iş Sözleşmesinin bu düzenlemesi ile yasal süreler işçi aleyhine değiştirilmiş değildir. Böyle bir düzenlemenin kamu düzenine aykırı ve işçi aleyhine olduğu da söylenemez. Bu nedenle Toplu İş Sözleşmesinin bu düzenlemesini geçersiz saymak mümkün değildir. Sözleşme özgürlüğüne ve yasalara uygun düşen Toplu iş Sözleşmesinin 28. maddesine uygun şekilde ihbar tazminatı ile ilgili hüküm kuran mahalli mahkeme kararının bu yönden onanması gerektiği görüşünde olduğumdan Dairemiz Çoğunluğu'nun bozma kararının (2) nolu bendindeki bozma görüşüne katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy