(1475 S. K. m. 14) (1136 S. K. m. 164)
Taraflar arasındaki icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra - inkâr tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesinin davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.1.2003 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat G.T. ile karşı taraf adına Avukat B.D. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay Kararı
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava, kıdem tazminatı gecikme faizine ilişkin olup, somut olayda toplu iş sözleşmesinin 87. maddesinde yazılı olan "... kıdem tazminatı hizmet ilişkisinin kesildiği ilk 30 gün içinde hak sahiplerine nakden veya çekle ödenir." kuralının uygulanıp uygulanamayacağı uyuşmazlığı oluşturmaktadır.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre kıdem tazminatının kısa süre içinde ödeneceğine dair bu tür sözleşme hükümleri geçerlidir.
Üzerinde durulması gereken diğer bir husus da, davacının iş aktinin feshinin dayanağı olan davalı kurumun 25.4.2002 tarihli iç yazışmasında "Tazminatların peşin ödenerek feshedilmesi" sözcüklerine yer verilmiş oluşudur. Mahkemece,
1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi ve anılan yazışma dikkate alınarak fesih tarihinden itibaren hesaplanmış olan faiz alacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak 25.4.2002 tarihli iç yazışma işçilerin toplu iş sözleşmesinden yararlanıp yararlanmadığına bakılmaksızın genel ifadeler taşımaktadır. Sendikalı işçiler yönünden toplu iş sözleşmesinin 87. maddesinde belirtilen 30 gün içinde ödenebileceği hakkından vazgeçildiği de anılan yazıda belirtilmiş değildir.
Toplu iş sözleşmesinin 87. maddesinde öngörülen 30 günün bitiminden itibaren gecikilen süre için kıdem tazminatı faizi hesaplanarak bu kısım ile ilgili itirazın iptali isteğinin kabulüne karar verilmelidir.
3. Mahkemece reddedilen miktar için davalı vekili lehine hüküm altına alınması gereken ücreti vekâletin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 87.500.000.-TL'den az olamayacağı gözetilmeksizin hüküm tesisi hatalıdır. Öte yandan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun değişik 164/son maddesi uyarınca ücreti vekâletin avukata ait olduğu gözetilmeden davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 275.000.000.- TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy