(1475 S. K. m. 18)
Davacı, ihbar tazminatı ile ücret farkı ve sosyal haklar alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dilekçesinde 1983 ile 7.11.2000 tarihleri arasında dayalı işyerinde sendikalı işçi olarak çalıştığını, ancak Genel Müdürlükten işletmeye atandığında ücretinin indirildiğini ileri sürerek fark ihbar tazminatı, ücret, aynı sosyal haklar farklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının tüm çalışma süresi boyunca kapsam içi işçi olduğunu; ancak, Genel Müdürlük İkmal Müdürlüğü'nden, İplik Dokuma Fabrikası'na atandığında farklı işkoluna tabi her iki bölümde farklı sendikalarla imzalanmış toplu iş sözleşmelerinin uygulanması nedeniyle bir ücret farkı doğduğunu, hizmet akdinin feshinde davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin ibraname imzalayıp verdiğini savunmuş, zamanaşımı def'inde bulunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada mevcut deliller, şahsi sicil dosyası kapsamından; davacının, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi tüm çalışma süresi boyunca kapsam içi işçi olarak çalıştığı, İkmal Müdürlüğü'nde çalışmakta iken, 15.7.1996 tarihli dilekçe ile, sağlık nedeniyle yorulmaya ve strese girmeye gelemediğinden söz ederek, branşına uygun iş istediği ve kendisinin bu isteği uygun görülerek, İplik Dokuma Fabrikası'na atandığı, atama sırasında ücretinde hiçbir değişiklik yapılmadığı açıktır. Ancak bilirkişinin, davacı İkmal Müdürlüğü'nde iken kapsam dışı imiş ve net ücreti brüt olarak ödenmeye başlamış gibi değerlendirerek fark hesabı yaptığı anlaşılmaktadır. Davacının ücretinde daha sonra, farklı toplu iş sözleşmesine tabi olması nedeniyle emsali arasında bir fark doğduğu belli ise de, davacı bu uygulamaya herhangi bir itirazda bulunmamış, İş Kanunu'nun 18. maddesinde belirtilen sürede hizmet akdini feshetmemiştir. Davacı ayrıca, hizmet akdinin feshinden sonra, el yazısı ile, tüm haklarını tek tek sayarak aldığını, başkaca bir alacağı kalmadığını belirterek ibraname imzalamış, herhangi bir ihtirazı kayıt koymamıştır. Bu ibranamelerin davalının, bir genelgesi gereği zorla alındığı ileri sürülmüş ise de, bu husus kanıtlanmadığı gibi, Dairemizin incelemesinden geçen davalarda benzer durumda pek çok işçinin ihtirazı kayıt koyduğu da görülmektedir. Buna göre davacının fark isteklerinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 06.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy