(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Mahkemece davacının 1.8.2000 tarihli dilekçesi istifa niteliğinde kabul edilerek kıdem tazminatı isteği reddedilmiş ise de; anılan dilekçe incelendiğinde davacının yasal haklarının ödenmesini istediği anlaşılmaktadır. Davacının istifası şarta bağlıdır. Nitekim davacı bu dilekçeyi vermesine rağmen işyerinden ayrılmamış 27.8.2000 gününe kadar işyerinde çalışmasını sürdürmüş ve bundan sonra tazminat adı altında da 904.000.000 TL. ödenmiştir. Davalı işveren cevap lahiyasında bu tazminatın ihbar tazminatı niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Tüm bu deliller hep birlikte değerlendirildiğinde hizmet akdinin işveren tarafından 1475 sayılı yasanın 13.maddesi gereğince feshedildiğini ve bu nedenle kıdem tazminatı alacağı isteğinin hüküm altına alınması gerekir. Yazılı şekilde reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.05.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy