(1475 S. K. m. 13, 14, 49)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece davacı işçinin hizmet akdini emeklilik nedeniyle feshettiği belirtilerek 1.8.1985- 1.1.2002 tarihleri arasındaki çalışma süresi üzerinden kıdem tazminatı hüküm altına alınmış ise de, dosya içeriğine göre davacının 1.5.2000 tarihinde hizmet akdini emeklilik nedeniyle feshettiği, emeklilikten sonra aynı işyerinde 1.1.2002 tarihine kadar çalıştığı ve hizmet akdinin davalı işverence sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının emeklilikten önceki dönem ve sonraki dönem olmak üzere iki ayrı hizmet akdi ile çalıştığının kabulü gerekir. Böyle olunca da 1.8.1985-1.5.2000 dönemi için o dönemin son ücreti üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalı, sonraki dönemin kıdem tazminatı ise en son ücretine göre belirlenip hüküm altına alınmalıdır. Davacının toplam çalışma süresi ve son ücretine göre kıdem tazminatının hesaplanıp hüküm altına alınmış olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2003 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemenin kararı 1475 Sayılı Yasanın 14/2. maddesi kurallarına uygun olduğundan onanması gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy