(1475 S. K. m. 17)
Dava: Kamu kurumuna ait işyerinde 2495 Sayılı Yasa kapsamında çalışan davacı, yasadışı Hizbullah Örgütü üyesi olduğu gerekçesiyle tutuklandığını tutukluluğunun 45 günü geçtiği gerekçesiyle feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, iş aktinin davacının tutuklanması nedeniyle feshedildiği, feshin 1475 Sayılı Yasanın 17/II maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle kıdem tazminatı kabul edilmiştir. Gereği düşünüldü :
Karar: Davacı, davalı işyerinde 2495 Sayılı Yasa kapsamında çalışmakta olup, aynı yasanın 21.maddesi uyarınca sendika üyesi olamayacağından, dayanışma aidatı dahi ödese işyerinde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesi hükümlerinden yararlanamaz. Bu açıdan davacının tutukluluğunun 45 günü geçtiği ve Toplu İş Sözleşmesinin 50.maddesi uyarınca işlem yapılmasının sonuca etkisi yoktur. Kaldı ki tutuklanan davacı görevden uzaklaştırılmış ve tahliye olduktan sonra işe dönme başvurusu yaptığında işe alınmamış ve iş aktinin 1475 Sayılı Kanunun 17/II.maddesi uyarınca fesih işlemi onay makamı olan Valilik oluruna 20.07.1999 tarihinde sunulmuştur. Bu olgulara göre Devlete karşı işlenen suçlardan dolayı devamsızlık nedeniyle feshin gerçekleştirildiğinin kabulü gerekir. Davacı hakkında açılan kamu davası 4616 Sayılı Yasa uyarınca ertelenmiş ise de, sonuçta söz konusu kararda davacının eyleminin yasadışı örgüte yardım ve yataklık olduğu kanaatine varıldığından, devlete karşı işlenen bu suç nedeniyle devamsızlık üzerine feshin gerçekleştirilmesi haklı bir nedendir. Kıdem tazminatının reddi yerine kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy