(2822 S. K. m. 9, 61)
Dava: Davacı, kıdem ve sendikal tazminatı ile ilave tediye, giyim yardımı, vergi iadesi, ölüm yardımı, teşvik primi, ücret farkı, yolluk ve ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarının reddi ile davacının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanıp yararlanmayacağı hususu taraflar arasında çekişmelidir. Mahkemece davacının sendika üyesi olmadığı ve dayanışma aidatı ödediğine dair açıklık bulunmadığı gerekçesiyle toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan bir kısım alacakları reddedilmiş; diğer taraftan ise, hesap bilirkişisince yapılan, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre her bir hizmet yılı için 50 gün üzerinden kıdem tazminatı hesaplamasına itibar edilerek kıdem tazminatına hükmedilmekle çelişkiye düşülmüştür.
Davalı belediyenin ibraz ettiği 06.08.2001 gün ve 294 sayılı üst yazı ile mahkemeye sunulan, maaş bordrosundan, davacının ücretinden 1999 ve 2000 yıllarına ait sendika aidatı kesintileri yapıldığı açıkça anlaşılmaktadır. Diğer taraftan davalı belediyenin 06.08.2001 gün ve 298 sayılı cevabi yazısında; davacıya sözleşme gereği 1999 ve 2000 yıllarına ait teşvik pirimi ödendiği belirtilmektedir.
Bu durumda davacının söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanacağının kabulü gerekir. Böyle olunca; Toplu iş sözleşmesinde öngörülen ikramiye, giyim, teşvik primi, ücret zammı, hususlarında davacı isteklerinin dikkate alınması ve bu konularda hesap bilirkişisince verilen hesap raporu irdelenerek hak ettiği bu alacaklarında hüküm altına alınması gerekir.
3- Davacı dava dilekçesinde ödenmeyen alacakları için faiz isteğinde de bulunmuştur. Miktar belirtilerek faiz istenmeyen hallerde oran gösterilmeden kıdem tazminatı için en yüksek mevduat faizi; toplu iş sözleşmesinden kaynaklanmayan alacaklar için yasal faiz, toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklar için ise 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunun 61. maddesi uyanırca işletme kredi faizine sözcükleri kullanılmak suretiyle faize hükmetmek gerekir. Yazılı şekilde oran belirtilerek hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy