(2821 S. K. m. 31) (1475 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 161)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, sendikal tazminat ile TİS.den doğan tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Sendika üyeliğinden istifa etmemesi nedeniyle işbaşı yaptırılmayarak hizmet akdi feshedilen davacı işçinin talebi üzerine Sendikalar Kanununun 31/IV.maddesi gereğince bir yıllık ücreti tutarında sendikal tazminat ve yürürlükteki Toplu İş Sözleşmesinin 15.maddesi gereğince 15 aylık ücreti tutarında kötüniyet tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Toplu İş Sözleşmesinin 15.maddesi Sendikalar Yasasının 31.maddesine benzer olarak sendikalı, sendikasız işçi ayırımı yapılamayacağını, bu nedenle fesihte 15 aylık işyeri değişikliğinde 12 aylık ve sair hallerde 10 aylık ücreti tutarında kötüniyet tazminatına hükmedileceğini, işçinin hizmet akdi toplu iş sözleşmesi ve yasalardan doğan haklarının saklı olduğu hükmünü içermektedir.
Sendikalar Kanununun 31/son fıkrasında sendikal tazminata hükmedilmesi halinde İş Kanunlarındaki kötüniyet tazminatının uygulanamayacağı açıkça belirtilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanmış görüşüde aynı fesih nedenine bağlı iki ayrı tazminatla birlikte hükmedilemeyeceği şeklinde olmakla; gerek yasanın açık hükmü, gerek dairemizin uygulaması nedeniyle sendikal tazminatla birlikte esasen benzer nitelikte bulunan bu tazminatla da birlikte hükmetmek mümkün değildir.
Bu nedenle toplu iş sözleşmesinin 15.maddesinde sözü edilen tazminatın cezai şart olduğu ve bu mahiyeti itibarıyla Borçlar Kanununun 161/son maddesi uyarınca indirime tabi tutulmasının gerekebileceği dikkate alınarak 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31.maddesindeki sendikal tazminat ile toplu iş sözleşmesinde yeralan tazminatın mukayesesi yapılarak davacının lehine olan miktara hükmetmek gerekirken yazılı şekilde aynı subuta dayalı iki ayrı tazminata hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy