(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve ücretli izin, bayram ve hafta tatili gündelikleri ile nema alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.5.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Kayahan Özden ile karşı taraf adına Avukat D. Şubası geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ve diğer bir kısım işçiler S. Şirketinden ihale ile taşıma işini üstlenen davalı R. AŞ. tarafından şoför olarak işe alınmışlardır. S. şirketi tarafından bir yıl sonra taşıma işini yeni bir ihale ile üstlenen dava dışı U. Firması şoför olarak işe alınan davacı ve işçileri kendi nezdinde çalıştırmaya devam ettirmiştir.
Davacı açtığı bu dava ile davalı şirketten işine haksız son verildiği gerekçesi ile ihbar ve kıdem tazminatları isteğinde bulunmaktadır. Mahkemece davalının ihaleyi kaybetmesi üzerine işyerinden ayrılmak zorunda kaldığı görüşü benimsenerek davacının bu istekleri hüküm altına alınmıştır.
Olayın bu cereyan şekli 1475 sayılı İş Kanununun 14/II. Maddesinde öngörülen işyeri devri veya işyerinin el değiştirmesi şeklinde nitelendirilmelidir. Böyle olunca Dairemizin yerleşmiş uygulaması dikkate alınarak işin devam ettiği şeklinde görüşe yer vermek suretiyle ihbar ve kıdem tazminatı istemi koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmelidir.
Böyle bir yorum aslında işçinin de yararınadır. Bu veriler karşısında ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
3- Yıllık ücretli izin isteği için de aynı gerekçe geçerlidir. Zira davacı işyerinde çalışmasını sürdürdüğü için izin parasını alarak izinden vazgeçme anlamına gelecek şekilde talepte bulunması Anayasa'da öngörülen dinlenme hakkına ve 1475 sayılı İş Kanunu Hükümlerine aykırılık oluşturur.
4- Mahkemece fazla mesai alacağına da karar verilmiştir. Dosya içeriğine göre yasal çalışma süreleri üzerinde davacının çalıştığı görülmektedir. Ancak dosya içinde bulunan bordrolarda sefer ve km. primlerinin ayrı ayrı ödendikleri görülmektedir. Mahkemece ödenen bu primlerin yapılan fazla mesai karşılığı ile ilgisi olup olmadığı konusu üzerinde durulmalıdır. Bu hususta ayrı bir araştırma ve incelemeyi gerektirdiğinden, tarafların diyecekleri ayrı ayrı sorularak, varsa bu konu ile ilgili delilleri de toplanmak suretiyle tüm dosya bir değerlendirme tabii tutularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 28.05.2002 gününde oybirliği karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy