(2820 S. K. m. 7) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücreti, bayram ve genel tatil gündelikleri ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde, davacı avukatınca temyiz edilmiş ise de, HUMK'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı siyasi parti tüzel kişiliğine ait Ankara İl Başkanlığı'nda çalışırken hizmet aktinin feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davacının siyasi parti genel merkezinin personeli olmadığı, işçi statüsünde işe alınmadığı, davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle dava hüsumetten reddedilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ve özellikle sigorta işe giriş bildirgesine göre davacının çalıştığı işyerinin ünvanı A.... Partisi Ankara İI Başkanlığı'dır. Siyasi Partiler Kanunu'nun 71/1. maddesine göre "siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler: genel merkezde parti tüzel kişiliği adına, illerde İI Yönetim Kurulu adına ve İlçelerde İlçe Yönetim Kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır". Aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, "siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılması ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykırı yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzel kişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz.
Bu takdirde sorumluluk sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi yada kişilere ait olur. Bu yasal düzenleme karşısında, davacının işe alındığı tarihte sözleşmeyi yapan ve işe giriş bildirgesini tanzim eden kişi yada kurulun parti adına yetkili olup olmadığı, bu konuda parti tüzel kişiliği merkez karar ve yönetim kurulu kararı alınıp alınmadığı ya da sözleşme yapıldıktan sonra bu sözleşmenin merkez karar ve yönetim kurulu kararı ile onaylanıp onaylanmadığı önem kazanmaktadır. Mahkemece bu hususlar araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA; peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.2:2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy