(1475 S. K. m. 17, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin ücreti ve ücret alacakları ile bayram ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava kıdem, ihbar tazminatları ile işçilik alacakları istemine ilişkindir. Mahkemece kıdem, ihbar tazminattan ile bayram tatili isteklerinin reddine diğer taleplerinin kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı işçi iş akdinin 17.1.2001 tarihinde haksız fesih edildiğinden söz etmiştir.
Davalı taraf davacının 16.1.2001 tarihinden itibaren işe gelmediğini, 22.1.2001 tarihine kadar beklediklerini, ücret artışı ve yol paralarını gerekçe göstererek işi terk ettiklerini ileri sürmüşlerdir.
Dosya içerisinde bulunan işverenin fesih ihtarında; davacının 17.1.2001 tarihinden itibaren işe gelmediği belirtilmiştir.
Davacının Bölge Çalışma Müdürlüğüne verdiği şikayet dilekçesi 17.1.2001 tarihlidir. Anılan dilekçede iş akdinin haksız olarak feshedildiği anlatılmıştır.
Dinlenen davacı tanıkları, işyerinin Sitelerden Ostime taşınacağı araç durumu ve ücret konularının işverene sorulduğunda davacıyı çalıştırmayacağı ücrette vermeyeceği söylendiğini, davacının da aynı gün olan 17.1.2001'de Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunduğunu ifade etmişlerdir.
Davacının çalıştığı eski işyerinde halen de faaliyette olduğu Ostime taşınmadığı işverenin 4.7.2001 tarihli cevap lahiyasından anlaşılmaktadır.
Davacının yeni işyeri ile ilgili araç ve ücret durumunu sorması onun yasal hakkıdır. İşverenin davacının bu davranışı karşısında 17.1.2001 tarihinde hiddetlenerek iş akdine son vermesi, yine aynı tarihli Bölge Çalışma Müdürlüğüne verilen dilekçe ile doğrulanmaktadır. Şu durumda terk veya devamsızlık değil kovma vardır. Öte yandan yedi yılı aşkın bir işçinin yasal haklarından vazgeçerek devamsızlık yapması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Davacının kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin değerlendirilerek hüküm altına alınması gerekirken yazılı düşünce ile reddi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Davacının ve dosyada davacı tanığı olarak dinlenen Ümit Bağdat ve Hüseyin Boşdurmaz aralarında bulunduğu dört arkadaşının şikayeti üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince yapılan tatbikat sonucu düzenlenen raporda işyeri adresinin değiştiği ve işçilerin bu yeni işyerine gelmeyip devamsızlık yaptıkları bunun sonucu devamsızlık nedeniyle işveren tarafından müştekilerin hizmet akitlerinin haklı olarak sona erdirildiği belirlenmiştir. Müfettişlerin bu belirlemeleri aksi kanıtlanıncaya kadar kabulü gerekli belge niteliğindedir.
Yukarıda da açıklandığı gibi bu müfettiş tespitlerinin aksini kanıtlamak için dinlenen davacı tanıkları davacı ile birlikte hareket eden ve Bölge Çalışma Müdürlüğüne davalı işveren hakkında şikayette bulunan ve aynı nedenle işten çıkarılan kişilerdir. Bu nedenle mahkemenin bu tanık beyanlarına itibar etmemesi doğrudur.
Mahkemenin ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine dair kararı dosya içeriğine uygun olup varsayımlarla sonuca gitmek mümkün görülmediğinden daire çoğunluğunun bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy