(1086 S. K. m. 445)
Dava: Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan kurum vekili talep dilekçelerinde, taraflar arasında görülen iş kaybı tazminatı ile ilgili davada elde edilemeyen ve daha sonra kurumlarına intikal eden Sosyal Sigortalar Kurumu yazısına göre davacının-tazminat talep ettiği dönem süresine rastlayan bir tarihte yeniden işe başladığının belirlenmesi karşısında haksız olarak yapılan ödemenin geri alınabilmesi için yargılamanın yenilenmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Karşı taraf ( Davacı ) vekili ise, yargılamanın iadesi talebinin geçerli olabilmesi için yasanın aradığı koşulların bulunmadığını savunmuştur.
Mahkeme yargılamanın yenilenmesi isteğini kabul ederek yargılama yapmak suretiyle davalı ( talep sahibi ) kurum yararına karar vermiştir.
Karar: Yargılamanın yenilenmesi istenilen dava ile ilgili dosyanın incelenmesinde; 21.12.1999 günlü kararın taraf vekillerinin yüzlerine karşı verildiği ve kısa kararda miktar hanesinin boş bırakıldığı ve mahkemenin 24.10.2000 günlü oturumunda kısa kararın Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanununun 388 ve 389. maddelerine uygun olarak tesis edilmediği ve bu durumda kararın kesinleşmediği gerekçesiyle talepte bulunan kurum vekiline kesinleştirme ile ilgili usulü işlemleri yaptırmak üzere mehil verilmiştir. Mahkemenin belirtilen yöndeki tespit ve işlemlerinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Kurum vekili 18.1.2001 günü kesinleştirme işlemlerine başlamıştır. Aleyhine yargılamanın iadesi istenecek hüküm kesinleşmemiş ise, bu durumda Hukuk Muhakemeleri Usul Kanununun 447. maddesinde belirtilen 3 aylık yargılamanın iadesini isteme süresi yargılamanın iadesi istenilen hükmün kesinleşmesi tarihinden itibaren işlemeye başlaması gerekir. Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanununun 445. maddesine göre, yargılamanın iadesi ancak kesinlik kazanmış olan kararlar hakkında talep olunabilir.
Oysa davaya konu olan işte aleyhine yargılamanın iadesi istenilen karar kesinlik kazanmamıştır. Karar 18.1.2002 tarihinde tebliğe çıkarılmış olup, yargılamanın iadesi talebi, 24.8.2000 tarihinde yapılmıştır. Bu durumda istemin bu sebeple reddi gerekirken işin esasına girilerek yargılamanın iadesi isteğinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.3.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy