(1475 S. K. m. 13, 14) (4857 S. K. m. 17, 6)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki deliller karar vermeye yeterli değildir. Taraflara delillerini hasretmesi, tanık listesi ibraz etmesi ve gerekli giderleri karşılaması için kesin mehil verilmeli tüm deliller toplandıktan sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 17.4.2002 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı işçi tarafından işverene gönderilen ihtarname ile sözlü anlaşma ile kararlaştırılmış altı aylık zamların ödenmemesi, istek dışı özel yardımlaşma sandığına yapılan bordro dışı kesintilerden vazgeçilmesi, iş kazalarına karşı önlemlerin yeterince alınmaması, parasal hakların azaltılması nedenleriyle iş akdi feshedilmiştir.
İşverence, davacının iddia ettiği bu olguların aksi ileri sürülmemiştir. Yine işveren tarafından alınan mehillere rağmen hiçbir delil sunulmamıştır. Mahkeme, 23.10.2000 ve 18.12.2000 tarihlerinde talebi üzerine delillerini sunması için davalı tarafa imkan ve mehil tanımıştır.
Davalı tarafın verilen sürelere rağmen delil sunmaması karşısında mahkeme mevcut delillere göre davayı sonuçlandırmış olup, bunda usule aykırı bir yön bulunmamaktadır. Yine davalı taraf temyiz dilekçelerinde de kendilerine delillerini sunmaları için imkan tanınmadığını ileri sürmemektedirler. Bu nedenlerle usul ve yasalara uygun olan mahkeme kararının onanması görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy