(1475 S. K. m. 49, 56) (2822 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki, ücretli izin alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 8.10.2002 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.Duruşma günü davalı adına Avukat Neşe Yazıcı ile karşı taraf adına Avukat Asena Özgen geldiler.Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 1475 Sayılı İş Kanununun 49.maddesinde işçinin yıllık ücretli izin hakkı düzenlenmiş ve çalışılan sürelere göre yıllık izin süreleri belirlenmiştir. Aynı maddenin 4.fıkrasında ise izin sürelerinin toplu iş sözleşmesi yada hizmet aktiyle arttırılabileceği kurala bağlanmıştır. Nitekim somut olayda işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesiyle her yıl için işçiye 30 gün izin verileceği öngörülmüştür. Toplu iş sözleşmesinin anılan hükmü, yukarıda belirtilen 4.fıkrada yazılı olan izin sürelerinin arttırılmasından başka bir anlam taşımamaktadır. Yoksa işçinin yıllık izin hakkının toplu iş sözyeşmesiyle düzenlendiği şeklinde bir sonuca varmak olanağı bulunmamaktadır.
Öte yandan işçinin hak kazanıp da kullanmadığı izin ücretinin ne şekilde ödeneceği 1475 Sayılı İş Kanununun 56.maddesinde düzenlenmiştir. O halde yıllık izin sürelerinin toplu iş sözleşmesiyle yasal izin sürelerinden daha fazla olarak belirlenmiş olması, aktin feshinde izin ücretine toplu iş sözleşmesine göre hak kazanılacağı anlamına gelmez. Aktin feshi halinde izin ücreti yasadan doğan bir hak olup, buna göre uygulanması gereken faiz türü de yasal faiz olmalıdır. Mahkemece izin alacağına 2822 sayılı Yasanın 61.maddesi uyarınca bankalarca uygulanan en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmesine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 250.000.000 TL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 8.10.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy