(5953 S. K. m. 6) (YHGK. 03.11.2004 T. 2004/9-541 E. 2004/570 K.)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem tazminatı, ikramiye ile hafta tatili alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı gazeteci iş akdini haklı neden olmaksızın fesheden davalı işverenden tazminat ve bir kısım işçilik hakları talebinde bulunmuş, davalı ise davacının toplam 60.115.375.000.-TL. borcu olduğunu ileri sürerek takas - mahsup def'inde bulunmuştur. Mahkemece savunmaya değer verilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, takas -mahsuba konu olan miktar, maaş avansı olarak 110.000.000.-TL., iş avansı olarak 31.375.000.TL., cari hesap borcu 59.974.000.000.-TL. olarak davalı tarafça açıklanmıştır. Cari hesap borcu kaleminin niteliği taraflar arasında tartışmalıdır. Davacı vekili bunun işe girerken belirlenen bir transfer bedeli olduğunu ve davacının kullanmış olduğu konut kredisi taksitlerinin ödenmesinin işverence taahhüt edildiğini ileri sürmüş, davalı ise 27.3.2002 tarihli oturumda bu meblağın iş avansı olduğunu belirtmiştir. Bu konuda belirtmek gerekir ki, davalı vekili cevap dilekçesinde iş avansının sadece 31.375.000.-TL: olduğunu açıklayarak takas-mahsubu def'ini ileri sürmüştür. Öte yandan davacı tarafından dosyaya konut kredisi sözleşmesi sunulmuş olup sözleşmede geçen aylık ödeme taksitlerine karşılık gelecek miktarların davalı tarafından bu hesaba aylık ya da iki aylık periyotlarla ödendiği dosya içindeki belgelerden anlaşılmaktadır. Ayrıca davacının konut kredisi hesabına verilmesi durumunda bu avans kapatılmaksızın yeniden avans kullandırılması da hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Böyle olunca takas-mahsuba konu olan cari hesap adı altında açıklanan kalemin iş avansı olmadığı, davacının konut kredisinin taksitlerinin işverence üstlenilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan ödemenin davacının ileri sürdüğü gibi transfer bedeli olduğu kabul edilmelidir.
Bütün bu açıklamalara göre davacı tarafından kapandığı kanıtlanamayan 110.000.000.-TL. maaş avansı ve 31.371.000.-TL. iş avansı dışında kalan kısmın takas-mahsupla dikkate alınması hatalıdır.
5953 sayılı Basın İş Kanunu'nun 6. maddesinde, mesleğinde en az beş yıl çalışan gazetecilere kıdem hakkı tanınacağı ve kıdeminin mesleğe ilk girişten itibaren hesaplanacağı kurala bağlanmıştır. Aynı maddenin 8. fıkrasında ise, bir defa kıdem tazminatı alan gazetecinin kıdeminin yeni işe giriş tarihinden itibaren hesaplanacağı öngörülmüştür. Somut olayda davacı gazetecinin davalıya ait işyerinde beş yıldan daha az çalışmış olması ve işe girişte imzaladığı taahhütname dikkate alınarak kıdem tazminatına hak kazanamayacağı sonucuna varılmıştır. Bu konuda belirtmek gerekir ki, anılan taahhütname "...göreve başladığım 13.3.2000 tarihinin bu işyerindeki kıdem tazminatının başlangıç tarihi olacağını, bu tarihten önceki çalışmalarımla ilgili olarak... şirketinden hiçbir hak talebinde bulunmayacağımı..." şeklinde bir açıklama mevcuttur. Taahhütnamede daha önce çalışılan işyerlerinden kıdem tazminat ödendiğine dair bir ifade bulunmamaktadır. Oysa yukarıda belirtilen 6. maddenin 8. fıkrası uyarınca kıdemin yeniden işe giriş tarihinden başlatılması için kıdem tazminatının önceki işyerlerinden ödenmiş olması şarttır. Somut olayda böyle bir durum söz konusu olmayıp taahhütnamede davalı işverenin kıdem tazminatından ne şekilde sorumlu olacağı belirlenmekte ve davacı gazeteci de taahhütnamede yer aldığı üzere son işveren nezdinde geçen süre için kıdem tazminatı isteğinde bulunmaktadır. Böyle olunca salt taahhütname dikkate alınarak kıdem tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır.
Öte yandan davacının gazetecilikte geçen meslek kıdemi araştırılmış değildir. Mahkemece Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nden bu husus sorularak, şayet meslek kıdemi beş yıldan fazla ise istek doğrultusunda kıdem tazminatı hesaplatılmalıdır. Davacı gazetecinin kıdem tazminatı bu şekilde belirlendikten sonra diğer işçilik hakları da dikkate alınarak ve yine yukarıda 2. bent uyarınca takas-mahsup hususu düşürülmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
KARŞI OY :
Davalı tarafından cari hesap adı altında takas-mahsup def'ine konu edilen 59.974.000.000.-TL.'nin transfer primi olduğu dosya içeriği ile kanıtlanabilmiş değildir. Taraflar arasında transfer ücreti olduğunu belirleyen yazılı bir sözleşme ibraz edilmediği gibi, bu konuda başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Davacı gazetecinin banka kredi borcuna davalı işveren tarafından yapılan ödemelerin transfer ücreti olarak nitelendirilmesi doğru değildir. Davalı işveren ise bu ödemelerin iş avansı olarak yapıldığını savunmuş olup böylece davacının hak kazandığı işçilik haklarından mahsubunun gerekeceği ortadadır. Gerçekten, avansın bir kısmının hizmet akdinin devamı sırasında kapatılmış olduğu da anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle Dairemizin kararının 2. bendinde yazılı bozmaya katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy