(1475 S. K. m. 26)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve hafta sonu çalışma ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 30.06.2000 tarihli sözleşme başlıklı ve imzasını taşıyan yazılı belgede her ne kadar hiçbir alacağının kalmadığını beyan etmiş ise de, hangi alacakların alındığı gösterilmemiştir. Dairemizin yerleşik uygulaması ibrada miktar gösterilmemiş olsa bile hangi alacakların alındığının sayılması suretiyle gösterilmesi gerektiği yolundadır. Bu itibarla söz konusu belgeye ibraname niteliği verilemez bu durumda davacının fazla mesai yaptığı ve yıllık ücretli izinlerini de kullanmadığı anlaşıldığından bu istekler hakkında bilirkişi raporu da dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken bu isteklerinde reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı açmış olduğu dava ile kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ve ücretli izin alacağı ile cumartesi günleri çalışma ücreti taleplerinde bulunmuştur.
İşveren davalı vermiş olduğu yazılı beyanında, davacının tüm haklarını aldığına ilişkin ibraname verdiğini belirtmiştir.
Sözleşme başlıklı belgede ...ayrıldığım Mayıs 2000 yılı itibariyle hiç bir alacağım yoktur... şeklinde beyan yer almaktadır. Davacı bu belgede ki imzanın kendisine ait olduğunu ancak işe girerken alındığını ifade etmiştir.
Davacı işçi, açık ve kesin şekilde alacağının kalmadığını ifade etmektedir. İbra belgesi verildiği tarihe kadar gerçekleşen hakları ortadan kaldıran ve ibrada bulunan kişiyi bağlayan bir tasarruf işlemidir. İşçi bu belgenin kendisi tarafından düzenlenmediğini iddia etmediği gibi dolaylı beyanından da muhtevasını bilerek imzaladığı açıktır.
İşçi tarafından bu belgenin işe başlarken veya işin devamı sırasında kendisinden alındığı kanıtlanamadığından belgenin iş akdinin sona ermesinden sonra düzenlendiğinin kabulü gerekir. İşin sona ermesinden sonra düzenlenmiş ...hiçbir alacağım kalmadı. şeklinde kapsamlı ibra bildirimini içeren ibra belgesi tüm işçilik haklarını kural olarak düşürür. İbra belgeleri hiçbir şekle bağlı değildir. Bu nedenle alacak türlerinin bir bir gösterilmesine gerek yoktur. Ancak alacak türleri bir bir gösterilmişse, belgenin bunların dışında kalan işçilik haklarını içerdiği söylenemez. İbraname ile ilgili tüm olguları değerlendiren mahkemenin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan onanması gerektiği düşüncesiyle bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy