(1475 S. K. m. 13, 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde, davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kurumda emekli olduğunu, kıdem tazminatı ödenirken, borçlanmış olduğu askerlik hizmetinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmadığını belirterek bu süreye ait fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece istek kısmen kabul edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının hizmet akdinin, davalı işverence fesih tarihinde emeklilik hakkını kazanması nedeniyle 1475 sayılı kanunun 13. maddesi gereğince feshedildiği, davacının 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca emeklilik nedeniyle bir ayrılma isteğinin olmadığı anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, borçlanılan askerlik süresinin kıdem tazminatı hesabında sayılabilmesi için, işçinin emeklilik nedeni ile hizmet akdini feshetmesi gerekir. Somut olayda, hizmet akdinin feshi davalı işverence gerçekleştirilmiş olup, borçlanılan askerlik süresinin, hizmet süresi ile birleştirilmesi mümkün bulunmadığından isteğin reddi yerine kabulü hatalıdır.
Kabule göre de HUMK'nun 74. maddesindeki taleple bağlılık kuralarına aykırı olarak, dava tarihi yerine fesih tarihinden itibaren faiz yürütülmesi isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy