(2821 S. K. m. 30, 35)
Dava: Davacı, aylık ve sosyal haklar alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davalı işyerinde TİS'e taraf sendika işyeri temsilcisi olarak çalışırken iş akti feshedilen davacı, işe iade kararından sonra, işe başlatılmayınca daha önce kesinleşen karar ile fesih tarihinden 31.7.2000 tarihine kadar ki ücret ve haklarının hüküm altına alınması üzerine, bu kez bu dava ile 1.8.2000-01.7.2002 tarihleri arasındaki ücret ve haklarını talep etmiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek ilk alacak davasında, istemin Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihi ile sınırlı olarak kısmen kabul edildiği yürürlüğün 31.7.2000 tarihinde sona erdiği, bu kararın kesinleştiği kesin hüküm bulunduğu gerekçesiyle istek reddedilmiştir.
Belirtmek gerekir ki, 2821 sayılı Sendikalar Kanunun 35. maddesine göre temsilcilerin görevi sendikanın yetkisi süresince devam eder. Temsilcinin iş gönderilmediğini iddia ettiği sonraki dönemle ilgili olarak ücret ve diğer işçilik hakları Toplu iş sözleşmesi devam ediyor ya da üye olunan sendikanın Toplu İş Sözleşmesi bitiminde yetkisi mevcut ise hüküm altına alınmalıdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, üye olunan sendika 31.7.2000 tarihinde önceki Toplu İş Sözleşmesi sona erdikten sonra davalı işveren ile 4.8.2000 tarihinde yeni Toplu İş Sözleşmesi bağıtlanmıştır. Somut bu olguya göre Toplu İş Sözleşmesinin bittiği 31.7.2000 tarihinde üye sendikanın yetkisi mevcuttur. Ayrıca davacının temsilcilik görevi de devam etmektedir. Kaldı ki davalı işveren daha sonra imzalanan Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük süresinin sona ermesinden sonra davacıyı işe başlatmıştır. Gerekçeye konu edilen talep ve hüküm önceki Toplu İş Sözleşmesinin sona erdiği 31.7.2000 tarihine kadar olan boşta geçen süre ile ilgilidir. Bu kararda, istemin Toplu İş Sözleşmesinin yürürlük tarihi ile sınırlı olduğu gerekçesi, kesin hüküm nedeni ile davanın reddini gerektirmez. Zira üye sendikanın yetkisi ve davacının temsilcilik görevi devam etmekte ve davacı daha önce dava konusu etmediği dönemle ilgili alacak isteminde bulunmaktadır. İstemin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.1.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy