(1475 S. K. m. 13, 14, 17, 49)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve uçak bileti bedelinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.2.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Erkan Baran ile karşı taraf adına Avukat Adnan Mutlu geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi yabancı uyruklu olup davalı Üniversitenin Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde Öğretim görevlisi olarak çalışmıştır. Taraflar arasında ilk olarak 1.9.1994 tarihinde bir yıllık belirli süreli iş sözleşmesi düzenlenmiş, daha sonra aynı süreyle sözleşmeler yenilenmiştir. Davacının iş sözleşmesi 19.10.2001 tarihinde 1475 Sayılı İş Kanunun 17/II. maddesi gerekçe gösterilerek işverence feshedilmiştir. Davacı işçi açmış olduğu bu davada ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece feshin haklı olduğu gerekçesiyle her iki isteğin de reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacının görevi ve konumu dikkate alındığında bir yıllık eğitim dönemini kapsayan belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasında tarafların menfaati bulunmaktadır. Bu nedenle sözleşmenin birden fazla sayıda yenilenmiş olması işin niteliği dikkate alındığında sözleşmeyi belirsiz süreli hale dönüştürmez. Belirli süreli iş sözleşmesinin feshinde de ihbar tazminatı gerekmediğinden, davacının ihbar tazminatı isteğinin reddi bu gerekçeyle doğrudur.
Taraflar arasında imzalanmış olan iş sözleşmesinin 4. maddesinde işçinin, Üniversitenin izni olmaksızın bir başka yerde çalışamayacağı kurala bağlanmıştır. Davacının iş sözleşmesi davalının izni olmaksızın bir başka yerde çalıştığı gerekçesiyle feshedilmiştir.
Davacının nefesli Çalgılar tamir ustası olduğu, zaman zaman kamu Kurumlarının Orkestralarına ait müzik enstrümanlarını tamir ettiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Yine, belgelerden anlaşıldığı üzere davacı işçi bu işleri çoğunlukla bedelsiz olarak yapmıştır. Kaldı ki, davacı işçi ile davalı arasında düzenlenen iş sözleşmesinde davacının işverene karşı böyle bir müzik aleti tamir yükümlülüğü getirilmemiştir. Anılan sözleşmenin 4.1. maddesinde davacının öğretim görevlisi olarak işe alındığı haftada 14 saatlik eğitim hizmeti ve 16 saatlik icra görevi dışında yılda 40' dan az olmamak ve 60'ı aşmamak üzere konser ve genel prova, plak, ses, görüntü kasetleri ve CD yapımında görev alacağı belirlenmiştir. Sözleşmede belirlenen görevler kapsamına girmeyen ve davacının daha çok diğer kamu kurumlarına ait orkestralara yardım niteliğinde olan müzik aleti tamir işinin yapılması, sözleşmenin ihlali mahiyetinde değildir. Bu nedenle davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı olarak değerlendirilmesi olanağı bulunmamaktadır. Mahkemece kıdem tazminatı isteğinin kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddine karar verilmesi hatalıdır.
3- Davacının yıllık izinlerini kullanıp kullanmadığı hususu da taraflar arasında tartışmalıdır. Yıllık izinlerin kullandığına dair yazılı ve davacının imzasını taşıyan belge bulunmamakla birlikte, davacının yurtdışına çıkışlarıyla ilgili bazı yazışmalar dosyaya sunulmuştur.
Söz konusu belgelerde geçen ve davacının yurtdışında bulunduğu sürede ücretli izin kullanıp kullanmadığı veya bu çıkışların görev gereği konser ve benzeri işler kapsamında olup olmadığı dosyadan anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu konuda tarafların diyecekleri ve delilleri sorularak ve yine gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonuca gidilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıya, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasını davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy