(4857 S. K. m. 32)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı, cezai şart, yıllık izin ve ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, daha önce açtığı kısmi davada kesinleşen ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, akdi ikramiye ve toplu iş sözleşmesinden doğan cezai şart alacaklarının bakiyesinin davalıdan tahsilini, bu alacaklara fesih tarihinden itibaren en yüksek banka işletme kredisi faizi yürütülmesini istemiştir.
Mahkemece istekler hüküm altına alınmış, ihbar tazminatı, yıllık izin ve akdi ikramiye alacaklarına ilk dava tarihinden itibaren yasal faiz, cezai şart alacağına ise, yine ilk dava tarihinden itibaren en yüksek işletme kredisi faizi yürütülmüştür.
Dava konusu alacaklar için ilk dava dilekçesi temerrüt oluşturmaz. Davacının ilk dava tarihinde veya daha sonra davalı tarafı temerrüde düşürmüş olması gerekir. Bu husus ileri sürülüp kanıtlanmadığına göre, dava konusu alacaklara ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Mahkemenin ilk dava tarihinden faiz yürütülmesine karar vermesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy