(5953 S. K. m. 11, 14)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatı ile ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı Kanal Altı Radyo ve Televizyon AŞ. avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.2.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Ahmet İşeri geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı 5953 Sayılı Yasaya tabi gazeteci olarak çalışmış, son iki aylık ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle anılan Yasanın 11. maddesinden söz ederek 22.10.1997 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiştir. Davacı gazeteci açmış olduğu bu davada kıdem tazminatı ile ücret alacağı ve günlük yüzde beş fazlaya dair isteklerde bulunmuş, mahkemece isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
Basın çalışanlarıyla ilgili 5953 Sayılı Yasanın 11. maddesinin ilk fıkrasında, "Bir mevkutenin veçhe ve karakterinde gazeteci için şeref ve şöhretini veya umumiyetle manevi menfaatlerini ihlal edici bir vaziyet ihdas edecek şekilde bariz bir değişiklik vukuu halinde, gazeteci ihbar mühletini beklemeden akdi feshedebilir" hükmüne yer verilerek gazetecinin derhal fesih hakkı düzenlenmiştir. Gazetecinin ücretinin gününde ödenmemesi halinin bu fıkra kapsamında değerlendirilmesine olanak yoktur. Anılan Yasada bu hüküm dışında gazetecinin iş sözleşmesini haklı feshine imkan veren bir başka kurala da yer verilmemiştir.
Öte yandan gazetecinin ücreti bahsi geçen Yasanın 14. maddesinde bir başka açıdan güvence altına alınmış ve ücretin gününde ödenmemesi durumunda günlük yüzde beş fazlasıyla ödenmesi gerektiği kurala bağlanmıştır.
Böyle olunca, davacı gazetecinin iş sözleşmesini feshinin haklı olarak değerlendirilmesi ve yapılan bu feshe göre kıdem tazminatına hak kazanılması olanağı bulunmamaktadır. Dairemizin istikrarlı uygulaması ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.5.2001 gün ve 2001/9-417 E, 2001/419 K. sayılı kararı bu doğrultudadır. Mahkemece kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.
3- Davacının ödenmeyen ücretleri sebebiyle günlük yüzde beş fazlası bilirkişi tarafından hesaplanmış, mahkemece yüzde elli oranında indirim yapılarak bu yöndeki talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacının iş sözleşmesini feshettiği tarih 22.10.1997 olup, bu dava yaklaşık bir yıl sonra 20.10.1998 tarihinde açılmıştır. Ödenmeyen ücret tutarı 173.333.333 TL. olduğu halde, gecikmeden kaynaklanan günlük yüzde beş fazlası 3.477.999.993 TL. olarak hesaplanmıştır. Günlük yüzde beş fazlaya dair miktarın bu şekilde yüksek çıkmasında davanın yaklaşık bir yıl sonra açılması etkili olmuştur. Buna göre yüzde elli oranında yapılan indirim çok azdır. Mahkemece daha yüksek bir oranda indirim yapılarak sonuca gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.2.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
KARŞI OY :
Davacının iş sözleşmesi 10.6.2002 tarihinde feshedilmiştir.
Ücret alacağı 1475 sayılı İş Kanunu döneminde doğmuştur. Davacı ihtarname ile ücret alacağına yasal faiz yürütülmesini istemiş, ek dava tarihinde 4857 sayılı İş Kanununu yürürlüğe girdiğinden dolayı en yüksek mevduat faizinin ücretin bakiye kısmına uygulanması talep edilmiş ise de, mahkemece yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanununun 34. maddesinde "Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır." yolundaki düzenleme 10.6.2003 tarihinden sonra ödeme günü gelen ücretler için uygulanabilir. Yeni kanun 4857 sayılı kanun önceki dönemde ödeme günü geçmiş ücretleri kapsamamaktadır. Zira ücretin gününde ödenmemesi halinde 1475 sayılı İş Kanununun 14/11. maddesinde olduğu gibi, ayrıca temerrüt aranmaksızın mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi gerekmektedir. Faizin cinsi ve başlangıcı hakkında 1475 sayılı İş kanununda bir düzenleme bulunmadığı ve sadece 4857 sayılı Kanunun 34. maddesinde özel düzenleme öngörüldüğünden önceki yasa döneminde doğan uyuşmazlıklara uygulanamaz. Bu nedenle usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy