(1475 S. K. m.13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının 2.11.1999 tarihli dilekçe ile 3.11.1999 - 3.12.1999 tarihleri arasında izin kullanmak istediğini bildirdiği, ancak davacının 5.11.1999 günü iş akdinin haksız feshedildiği düşüncesi ile ihbar ve kıdem tazminatı isteği ile icra takibinde bulunduğu, davalının itirazı üzerine bu kez bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar izin dilekçesinde ücretsiz izin sözcükleri yer almamış ise de davalı tanıklarının dahi, davacının ücretsiz izine çıkarıldığını beyan etmiş olmaları karşısında davacının baskı ile ücretsiz izin dilekçesi imzaladığı şeklindeki iddiasının samimi kabul edilmesi gerekir. Nitekim iznin başlangıç tarihi olan 3.11.1999'dan hemen iki gün sonra icra takibinde bulunması da bu düşünceyi açıkça teyid etmektedir. Yasalarımızda işçinin açıkça kabulü olmadan ücretsiz iznin geçerli olacağına dair bir hüküm bulunmaıdığı gibi, Dairemizin yerleşmiş uygulamaları da bu yoldadır. Böyle olunca olayda davalının haksız feshi bulunduğunun kabulü gerekir. Aksi düşünce ile davacının sırf dilekçesine dayandırılarak yazılı şekilde ihbar, kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.6.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy