(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, ikramiye ile TİS'den doğan ücret farklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, ihbar ve kıdem tazminatlarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, fesih nedeni olan olaylar kanıtlanmadığı gibi, hizmet sözleşmesinin Disiplin Kurulu yerine Encümen Kararı ile feshinin de doğru olmadığından söz edilerek istekler hüküm altına alınmıştır.
Davacı, işyeri Yazı İşleri Müdürlüğü'ne verdiği 3.5.2001 tarihli dilekçede, pazaryerinin pazarcılara m2 üzerinden Türk Lirası, çek, senet, Dolar, mark karşılığı satılması üzerine elde edilen gelirin karşılığında makbuz verilmediğini; bu şekilde elde edilen gelirin Belediye Başkanının şahsına ve belediye ile ilgili diğer bazı işlere harcandığını, olayın basında duyulması üzerine yine Belediye Başkanının bilgisi dahilinde hemen Encümen Kararı alınıp göstermelik birkaç makbuz verildiğini; bu olay nedeniyle yapılan teftişte izinli olduğunu ve başka servise verilmekle tehdit edildiği için bildiklerini söylemediğini, müfettişe yalan söylediğini belirtmiştir. Bu dilekçeden sonra 5.6.2001 tarihli yerel gazetede davacının ifadesinde geçen bir kısım hususların , haber kaynağının ismi verilmeden Skandal İtiraf şeklinde yayınlandığı ve17.5.2001 tarihli savunma dilekçesinde de Belediye Başkanının usulsüzlük ve olaylardan birinci derecede sorumlu ve taraf olduğunu ifade ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının hizmet sözleşmesi, 1.3.2001 - 18.2.2001 dönemi Toplu İş sözleşmesinin imzalanmasından önce feshedilmiştir. Önce, 7.6.2001/5 sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile, Belediye Başkanı ve maiyeti hakkında basın yoluyla hakaret eyleminin Toplu İş Sözleşmesi Ceza Cetvelinde karşılığı bir müeyyide bulunmadığından işverence 1475 s. Kanuna göre işlem yapılmasına oybirliğiyle karar verilmiş; bundan sonra, 12.6.2001 tarihinde toplanan belediye Encümenince, anlatılan eylemler nedeniyle 17/II-b maddesine göre feshe karar verilmiştir.
Gerek önceki Toplu İş sözleşmesinin sona ermiş ve gerek yeni toplu İş Sözleşmesinin henüz yürürlüğe girmemiş olmakla birlikte aynı sendika tarafından yetki alınmış olup, Toplu İş sözleşmesi gereği konu Disiplin Kurulu'na getirildiğinden ve Disiplin Kurulunca fesih hakkının işveren tarafından kullanılması yolunda karar verildiğinden, Toplu İş Sözleşmesine aykırılıktan söz edilemez. Belediye Encümeni, Disiplin Kurulu Kararı gereği fesih işlemi yapmıştır. Bu nedenle, mahkemenin Toplu İş Sözleşmesi gereklerine uyulmadığı gerekçesi yerinde değildir.
Davacının Belediye Başkanına karşı suç teşkil eden isnatlarda bulunduğu yazılı belge ile kanıtlanmış olup, bu isnatların gerçek olduğu da delillendirilmemiştir. Bu nedenlerle, işverenin feshi 1475 s. İş Kanunu'nun 17/II maddesine uygun düşmektedir. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.01.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy